3. Ceza Dairesi 2021/9294 E. 2023/1140 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

3. Ceza Dairesi 2021/9294 E. 2023/1140 K. — Yargıtay Kararı

3. Ceza Dairesi 2021/9294 Esas 2023/1140 Karar 09.03.2023
3. Ceza Dairesi 2021/9294 E.,  2023/1140 K.

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/16 E., 2018/13 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2018 tarihli ve 2018/50 Esas, 2018/144 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 11.04.2018 tarihli ve 2018/16 Esas, 2018/13 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.05.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; mahkemenin kanuna aykırı olarak teşekkül ettiğine, sanıktan ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesinden vazgeçilmesinin usule aykırı olduğuna, hükme esas alınan belgelerin duruşmada okunduğu ancak içeriklerinin anlatılmadığına, terör suçlarına ilişkin davaların birleştirilerek görülmesi gerektiğine, arama ve el koymanın hukuka aykırı olduğuna, bylock delilinin hukuka aykırı olduğuna, etkin pişmanlıktan faydalanan kişilerin beyanının hükme esas alınamayacağına, kararda gerekçe gösterilmediğinden gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın 09.11.2017 tarihli ByLock sorgu raporu sonucuna göre kullanımında olan 0506 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı üzerinden 23.04.2015 tarihinde 354*********** İMEİ numaralı cep telefonuna yükleyerek bylock kullandığının tespit edildiği, anılan GSM hattına ilişkin HTS baz kayıtlarına göre de sanığın 23.04.2015 tarihinden 09.12.2015 tarihine kadar bylock programını kullandığı, savunmasında söz konusu GSM hattının kendi kullanımında olduğunu kabul ettiği ancak programı eşinin indirip kullandığını ifade etmiş ise de, sanığın eşi E. C.'nin mahkemede alınan beyanında bu programı eşinin telefonuna kendisinin yüklediğini, bu program üzerinden eşine dini mesajlar attığını beyan ettiği, sanığın bu programı eşinin indirdiği ve bu kişinin kullandığı yönündeki beyanının tanık beyanları ile uyumlu olmaması ve hayatın olağan akışına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle savunmasına itibar edilmediği,

Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün raporu beklenilmeden karar verilmiş ise de; sanığın bu programı yükleyerek kullandığı telefona ait İMEİ numarasının 354*********** olduğu, 07.11.2017 tarihli arama - el koyma ve yakalama tutanağına göre ise sanıktan ele geçirilen telefonun İMEİ numarasının 358************ olması nedeniyle farklı telefona ait olduğundan siber raporunun beklenmesinin yargılamaya katkı sağlamayacağı anlaşıldığından beklenilmesinden vazgeçildiği,
Sanığın örgüte müzahir Bank ... bankasında 29.12.2010 açılış tarihi olan 2995583 müşteri nolu hesabının bulunduğu, bu hesabın 2013 yılı aralık ayında bakiyesinde para bulunmazken talimat tarihinden sonra hesabın kullanılmaya başlandığı ve 2014 Ocak ayında 750 TL, Mart ayında 2.756 TL ye bakiyesinin yükseldiği, bankaya TMSF tarafından kısmi el konulduğu ve örgüt üyelerinin para yatırmaya devam ettikleri 2015 Şubat ayında en yüksek seviyesi olan 3.051 TL ye ulaşan bakiyenin bankanın tamamına TMSF tarafından el konulduğu 2015 Mayıs ayından sonra 1.123 TL ye düşürüldüğü, dosya kapsamındaki deliller ve sanığın tevilli beyanı dikkate alındığında FETÖ/PDY örgüt liderinin BankAsya talimatı verdiği tarihlerden sonra bu bankada bulunan hesabına para yatırdığı ve bu tarihlerden sonra da yukarıda açıklandığı üzere aşamalı bir şekilde bankaya para yatırdığı ve aktifini artırdığı, TMSF tarafından bankanın tamamına el konulması üzerine mevcudunu azalttığı,
Tanık E. Ç.'nin soruşturma aşamasında ve yargılama aşamasında mahkemece alınan beyanına göre sanığın örgüt içerisinde sohbet veren konumunda olduğu, tanık H. A.'nın kovuşturma aşamasında beyanlarından dönmesine rağmen hazırlık aşamasında şüpheli sıfatıyla alınan sanığın örgütün sohbet adı altındaki toplantılara katıldığı yönündeki ifadesine itibar edildiği, tanık E. D.'nin hazırlık aşaması ve yargılama aşamasında mahkemece alınan beyanına göre sanığın örgütün sohbet adı altında düzenlediği toplantılarına katıldığı, K. E. G.'nin şüpheli sıfatıyla alınan hazırlık ifadesine göre sanığın sohbet adı altında düzenlenen örgütsel toplantılara katıldığı, tanık S. Ç.'nın kovuşturma aşamasında beyanlarından dönmesine rağmen hazırlık aşamasında şüpheli sıfatıyla alınan sanığın örgütün sohbet adı altındaki bayan avukatlar grubunda toplantılara katıldığı yönündeki ifadesine itibar edildiği,
Sanığın 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonraki süreçte kendi isteğiyle örgütün gizli mesajlaşma programı olan bylock uygulamasını kullandığı, örgütün sohbet adı altında düzenlediği toplantılara katıldığı, himmet verdiği, Bank Asyaya örgütsel amaçlarla para yatırdığı kabul olunarak sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı" kabul edilmektedir.
3. Dairemizin müstakar kararlarında, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF'ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş'de (Bank ...) gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirtilmiştir.
4. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; noter olarak görev yapan, örgütün gizli iletişim ağı olan bylock uygulamasını kullanan, örgüt liderinin talimatı üzerine örgüte müzahir Bank Asyada hesap artırımında bulunan, örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katılan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın düzeltme dışında kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmaktadır. Ancak;
Sanık hakkında belirlenen temel cezanın, suçun niteliği gereği artırılırken artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası yerine 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği ilk derece mahkemesi hükmünün ikinci paragrafındaki "3713 sayılı yasanın 5. maddesi" ibaresinin yerine "3713 sayılı yasanın 5/1. maddesi" ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın