3. Ceza Dairesi 2018/3694 E. 2018/8149 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

3. Ceza Dairesi 2018/3694 E. 2018/8149 K. — Yargıtay Kararı

3. Ceza Dairesi 2018/3694 Esas 2018/8149 Karar 02.05.2018
3. Ceza Dairesi 2018/3694 E.,  2018/8149 K.

Basit yaralama suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-a-son, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kapatılan Sakarya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 29/09/2009 tarihli ve 2009/943 Esas, 2009/1107 sayılı kararını müteakip sanığın deneme süresi içerisinde kasıtlı yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, hükmün açıklanmasına yer olmadığına ilişkin Sakarya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/10/2015 tarihli ve 2015/281 Esas, 2015/721 sayılı kararını müteakip, denetim süresi sona erdiğinden bahisle sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine dair Sakarya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2017 tarihli ve 2015/281 Esas, 2015/721 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 29.03.2018 tarih ve 2018/2947 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2018 tarih ve 2018/29069 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarihli ve 2014/8-145 Esas ve 2015/145 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 231/11. maddesinde açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün hangi şartların gerçekleşmesi halinde açıklanacağı açıkça belirtilmiş olup, bu düzenlemeye göre hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı bir suçtan mahkum olması durumunda hükmün açıklanacağı, bunun için ikinci suçun denetim süresi içerisinde işlenmesi ve kasıtlı bir suç olmasının yeterli olduğu, ikinci suçun kesinleşme tarihinin öneminin bulunmadığı, ikinci suçun şikayete bağlı veya re'sen soruşturulan bir suç olmasının da sonuca etkili olmadığı, yine ikinci suçtan mahkumiyetin adli para cezası ya da hapis cezası olması yanında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmiş olmasının da önemi olmadığı gibi kesin nitelikte olmasının da öneminin bulunmadığı, kanun koyucunun ikinci suçun kasıtlı bir suç olmasını yeterli gördüğü, ikinci suçtan verilecek mahkumiyet hükmünün niteliği konusunda bir sınırlama getirmediği, somut olayda sanık hakkındaki 29/09/2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 16/10/2009 tarihinde kesinleştiği ve 5 yıllık denetim süresinin başladığı, ancak sanığın bu süre dolmadan 18/08/2014 tarihinde Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2015 tarihli ve 2014/927 Esas, 2015/237 sayılı kararına konu tehdit suçunu işlediği, bu suça ilişkin yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün kesin nitelikte adli para cezası olması karşısında hükmün açıklanması yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Sakarya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2017 tarihli ve 2015/281 Esas, 2015/721 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince aleyhe sonuç doğurmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın