3. Ceza Dairesi 2017/16921 E. 2018/12097 K. — Yargıtay Kararı
3. Ceza Dairesi 2017/16921 Esas 2018/12097 Karar 03.07.2018
3. Ceza Dairesi 2017/16921 E., 2018/12097 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet, düşme
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: İddianamenin anlatım kısmında, katılan-sanık ...’in, ... ve ...’ya karşı, TCK’nin 6/1-f maddesi kapsamında silahtan sayılan biber gazı ile gerçekleştirdiğinden bahsedilen kasten yaralama suçları nedeniyle zamanaşımı süresince her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür. 1) Katılan sanık ... hakkında ...’ya karşı “kasten yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın üzerine atılı suça ilişkin, mağdurun şikayetten vazgeçmesi nedeniyle düşme kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, sanık müdafiinin söz konusu kararı temyizde hukuki yararın bulunmadığı anlaşılmakla, katılan sanık müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 2) Katılan sanık ... hakkında ...’a karşı “kasten yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenemediğinin kabulü karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 - 238 Esas - 367 Karar sayılı Kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indirimi uygulanırken, TCK'nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken; (2/3) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe tamyiz bulunmadığından; Anayasa Mahkemesinin, TCK'nin 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli,2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı infaz aşamasında gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 3) Sanık ... hakkında ...’e karşı “kasten yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a) Sanığın aşamalarda değişmeyen istikrarlı savunması, katılan sanık ...’nın beyanı ve kabule göre sanığın, katılan-sanık ...’nın yaralanması eylemine iştirak etmediğinin anlaşılması karşısında sanık ... hakkında “beraat” yerine, gerekçede “düşme” hükümde ise “mahkumiyet” kararı verilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması, Kabule göre de; b) İlk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenemediğinin kabulü karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 - 238 Esas - 367 Karar sayılı Kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indirimi uygulanırken, TCK'nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken; (2/3) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak CMUK'un 326/son maddesindeki kazanılmış hakkı da dikkate alınarak BOZULMASINA, 4) Sanık ... hakkında ...’e karşı “kasten yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Oluşa, tüm dosya içeriğine ve katılan-sanık ... ile tanık anlatımlarına göre, sanık ...’un ağaç dalı ile katılanı darp etmek suretiyle vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralaması karşısında, sanığa TCK’nin 86/3-e hükmü gereği ek savunma hakkı tanınarak sanığın cezalandırılması yoluna gidilmesi gerekirken, hatalı uygulama ile sanığın eyleminin “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralama” olarak nitelenmesi suretiyle sanık hakkında şikayetten vazgeçme nedeniyle TCK'nin 73/4 ve CMK’nin 223/8. maddeleri gereği düşme kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.