3. Ceza Dairesi 2016/9592 E. 2017/3838 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

3. Ceza Dairesi 2016/9592 E. 2017/3838 K. — Yargıtay Kararı

3. Ceza Dairesi 2016/9592 Esas 2017/3838 Karar 03.04.2017
3. Ceza Dairesi 2016/9592 E.,  2017/3838 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık ... hakkında kasten yaralamaya azmettirme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Müşteki ...'in olayın akabinde kollukta alınan ifadesinde kendisine hırsızlık yaptırmak isteyen sanık ... ile aralarında hırsızlık yapmaması nedeniyle husumet bulunduğunu, olay günü ... plakalı siyah renkli ... marka araçtan inerek kendisini silahla ateş ederek yaralayan eşgalini verdiği kişiyi azmettirenin sanık ... olduğunu belirtmesine, tanıklar ... ve ...'in bu araca ait plakayı polise bildirmelerine, sanıkların yakalanması amacıyla yapılan takipte belirtilen aracı kullanan şahsın sanık ... olduğunun tespit edildiğine dair tanıklar ... ve ...'un anlatımlarına ve 08.06.2008 tarihli tutanak içeriğine göre, sanık ...'in müştekiyi kasten yaralamaya azmettirme suçunu işlediği sabit olduğundan ve mahkemece delilleri gösterilerek mahkumiyet hükmü kurulduğundan, tebliğnamedeki sanık ... hakkındaki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Müşteki ... her ne kadar sanıkların hazır bulunduğu 27.01.2010 tarihli celsede kendisini yaralayan kişilerin sanıklar olmadığını beyan etmiş ise de, müştekinin kolluk ifadesinde ...'ın ismini azmettiren kişi olarak açıkça belirttiği, soruşturma aşamasındaki ile çelişkili olan yargılama aşamasındaki beyanının sanıkları suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, müştekiyi yaralayan kişinin sanık ... olup olmadığının her türlü şüpheden uzak bir şekilde tespiti amacıyla, müştekiyi yaralayan kişiyi gördüklerini belirten ve eşgal bilgilerini veren tanıklar... ve ... ile sanık ... yüzleştirilerek ya da fotoğraflı teşhis işlemi yaptırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
b) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın