3. Ceza Dairesi 2010/17109 E. 2012/858 K. — Yargıtay Kararı
3. Ceza Dairesi 2010/17109 Esas 2012/858 Karar 12.01.2012
3. Ceza Dairesi 2010/17109 E., 2012/858 K.
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, Ancak; Mahallinde yapılan keşifler sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında; dava konusu yerin 02.05.1990 tarihinde kesinleşen orman tahdidi ve 2/B uygulamasına göre orman sayılmayan yer, tarım arazisi olarak sınırlandırılmasına karşılık, 20.09.1990 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosunda orman vasfıyla hazine adına tesbiti yapılan 1102 nolu parselde kaldığının ifade edilmesine, yine orman işletmesinin 26.12.2007 tarihli yazısında dava konusu 1102 nolu parselin orman sınırlandırma çalışmasında bir kısmının sehven orman sınır hattı dışında bırakıldığının, dava konusu yerin orman vasfı ile Hazine adına tapu kaydı bulunan 1102 nolu parselin daha sonra yapılan tahdit çalışmasında sehven orman sınır hattı dışında kalan kısmında bulunmakla beraber tapu sicilindeki durumun muteber olduğundan Maliye Hazinesi adına orman olarak yapılan vasıf tayinine itibar edilmesi gerektiğinin bildirilmesine, kadastro tesbit tutanağından 1102 nolu parselin de 725100 m2 olarak senetsizden orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tesbitinin yapılıp tapu kaydının da iptal edilmemiş bulunduğunun anlaşılmasına göre, Kadastro Komisyonu kararında bahse konu orman tahdit zaptınında celbedilerek keşfe iştirak eden bilirkişilerden yeminleri verdirilerek orman idaresinin 26.12.2007 tarihli yazısı da dikkate alınıp sanık tarafından dava konusu yerle ilgili geçerli bir mülkiyet belgesi de ibraz edilmemiş bulunması karşısında suç tarihi de esas alınarak dava konusu yere ait olduğu bildirilen 1102 nolu parselin tapu kaydının geçerliliğini koruyup korumadığı hususunda ek rapor alınması, gerekirse mahallinde yeniden keşif yapılması suretiyle yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.