3. Ceza Dairesi 2009/20263 E. 2012/4713 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

3. Ceza Dairesi 2009/20263 E. 2012/4713 K. — Yargıtay Kararı

3. Ceza Dairesi 2009/20263 Esas 2012/4713 Karar 13.02.2012
3. Ceza Dairesi 2009/20263 E.,  2012/4713 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair,

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yaralama suçuna ilişkin olarak, sanığın yaralama suçunu olası kastla işlediği kabul edildiğine göre 5237 sayılı TCK’un 61/1.maddesine göre temel ceza belirlendikten sonra, aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca cezasından aynı kanunun 21/2.maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç için öngörülen cezada indirim yapılarak eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak doğru uygulama yapılsaydı 5237 sayılı yasanın 87/1-son maddesi ile bulunan 5 yıl hapis cezası üzerinden mahkemece kabul olunup takdir edilen 29. madde hükmü gereğince 2/4 oranında indirim yapıldığında 2 yıl 6 ay hapis ve ve bu miktar üzerinden 62. maddeye göre 1/6 oranında indirim yapıldığında ise 2 yıl 1 ay hapis cezası bulunacaktı. Şu halde 1 yıl 15 ... hapis cezası 5237 sayılı yasanın 21/2 maddesi gereğince, yanılgılı olarak belirlenen temel cezadan değil de netice cezasından indirim suretiyle 5237 sayılı yasanın 51 maddesinin uygulanabilirlik sınırları içerisine girmiş bulunmaktadır. Doğru uygulama yapılması halinde 5271 sayılı yasanın 51. maddesinin uygulanma ihtimali bulunmamaktadır.
Konuya ilişkin olarak Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu 04.03.2008 ... ve 2008/6-47 esas, 2008/43 sayılı kararında “ sanığın önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacaktır. Benzer konuda Yargıtay CGK’nun 17.11.1988 ... ve 282-348 sayılı kararı ile 23.03.2004 ... ve 41-70 sayılı kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır” şeklinde belirtilmiş olup, bu açıklamalar ışığında somut olayımıza ilişkin olarak değerlendirme yapıldığında sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinin uygulanma imkan ve kabiliyeti bulunmadığından bu nedenle bozma yapılması düşünülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın