Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, 21.02.2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yardıma muhtaç şekilde % 100 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de maddi zarar belirlenirken hataya düşüldüğü görülmektedir. SGK tarafından sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin rücu edilebilir kısmının belirlenen zarardan düşürülmesi gerektiği uyuşmazlık konusu değildir. Ne var ki SGK tarafından sigortalıya istirahatli kaldığı 384 gün karşılığı ödenen 3.718,96 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin işverene rücu edilebilir kısmının hesaplanan maddi zarardan düşürülmesi gerekirken geçici iş göremezlik ödeneği olarak 3.178.96 TL'nin esas alınarak bu miktarın rücu edilebilir kısmının düşürülmesi hatalı olmuştur. Öte yandan bakıma muhtaç davacı için kaza tarihinden başlamak üzere kalan ömür süresince asgari ücretin brütü üzerinden bakıcı gideri hesaplaması doğrudur. Ne var ki iş gücünü kaybeden kazalının sağlıklı bir insan için geçerli olan PMF yaşam tablosuna göre ve bu yaşam süresinin tamamında bakıcı ücreti ödeyeceği varsayımına dayalı olarak ve asgari ücretin brütü esas alınarak hesap yapılmış olması karşısında, ayrı bir bakiye ömür belirlenmesi mümkün olmadığına göre davacının halen ve bakiye ömrü içerisinde de sürekli bakıcı çalıştırmayıp aile içi bakım dayanışmasından yararlanacağı açık olmakla, hesaplanan bakıcı giderinden uygun bir oranda indirim yapılması gerekirken, hesaplanan bakıcı gideri tazminatının tamamının hüküm altına alınması da isabetsiz olmuştur. Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 11/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.