21. Hukuk Dairesi 2012/14636 E. 2012/22320 K. — Yargıtay Kararı
21. Hukuk Dairesi 2012/14636 Esas 2012/22320 Karar 06.12.2012
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/14636 E., 2012/22320 K.
MAHKEMESİ :... Mahkemesi
Davacı, 1997-1999 tarihleri arasında Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı ...K vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı 2925 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu ve primlerini ödediği halde, davalı kurum arşivinde çıkan yangında kendisine ait dosya da yandığından davalı Kurumun bu hizmetini kabul etmediğinden bahisle, 01.01.1993-31.12.1996 tarihleri arasında 2925 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitini istemiştir.. Mahkemece, Davacı ...'in 30091786 sigorta sicil numarası ile 01/01/1993-31/12/1996 tarihleri arasında süreksiz tarım işçisi (Tarım ... sigortalısı) olduğunun tespitine ve 6111 sayılı yasadan yararlandırılmasına, karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 297. ve 298. maddelerine göre yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. Somut olayda davacının istemi 2925 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığın tespitine yönelik olduğu halde 2926 sayılı yasa kapsamında sigortalı olduğuna ilişkin gerekçe yazımı isabetsiz olduğu gibi, sigortalının hem tarım işçisi hem de Tarım ... sigortalısı olarak değerlendirilmesi suretiyle infazda tereddüt yaratır biçimde hüküm fıkrası oluşturulması isabetsiz olmuştur. Öte yandan HMK’nun 26. maddesinde hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği düzenlenmiş olup, davacının 6111 sayılı Yasanın getirdiği olanaklardan yararlanma doğrultusunda bir talebi olmadığı halde, anılan yasadan yararlanılması gerektiği doğrultusundaki kararın talep aşımı olduğu açıktır. Davalının Hükmün esasına yönelik temyiz itirazlarına gelince: Dava nitelikçe davacının 01.01.1993 ile 31.12.1996 tarihleri arasında kalan dönemde 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigorta Kanunu kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacının, süreksiz olarak Tarım işlerinde hizmet akdi ile çalışması nedeniyle ve isteği de göz önünde tutularak 01.01.1993 tarihi itibarıyla Yasa kapsamına alındığı, 28.07.1997 tarihinde Kurumda çıkan bir yangın sonucu davacının da aralarında bulunduğu 392 tarım sigortalısının dosyasının yandığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davacının geçerli bir Tarım Sigortalılığının bulunup bulunmadığına ilişkindir. 2925 sayılı yasa kapsamında sigortalı olarak tescil için aynı yasanın 2. Maddesi gereğince “Sosyal güvenlik kanunları kapsamı dışında olmak, bu kanunlara göre malullük, emeklilik (yaşlılık) aylığı, sürekli tam ... göremezlik geliri almamak, süreksiz olarak tarım işlerinde hizmet akdiyle çalışmak ve istekte bulunmak” gereklidir. Öte yandan aynı yasanın uyuşmazlık konusu dönemdeki haliyle 6. Maddesi gereğince, primlerini ait olduğu yılı takip eden yılın Şubat ayı sonuna kadar ödemeyenler ile ödedikleri halde aynı süre içerisinde Kuruma tevsik etmeyenlerin sigortalılıklarının o yılın 1 Ocak gününden itibaren sona ereceği düzenlenmiştir. Diğer bir deyişle sigortalı olarak hizmet verilebilmesi için tarım sigortalısının primini yatırması zorunludur. Davacı tarafça, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin primlerini ödediğine dair makbuz veya anılan dönemde primlerini yatırdığının bir diğer karinesi olarak kabulü mümkün sağlık karnesi ve benzeri belge de sunulmamıştır. Davacının tarım sigortalısı olarak tescilinin yapılmasının tek başına hizmet verilmesi için yeterli olmadığı ortadadır. Kaldı ki davacının kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyeti nedeniyle 1994 ve sonrasında teslim ettiği ürün bedellerinden tevkifat yoluyla 2926 sayılı Yasa kapsamında kesinti yapıldığı da anlaşılmaktadır. 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık zorunlu olup, bu durumun 2925 sayılı Yasanın 6/c maddesi kapsamında sigortalılığı sona erdiren nedenler arasında olduğu da ortadadır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, gerekçe ile uyumsuz, kendi içerisinde çelişkili, talebi aşara biçimde ve eksik inceleme ve araştırma ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı SGK vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.