21. Hukuk Dairesi 2011/2789 E. 2012/18720 K. — Yargıtay Kararı
21. Hukuk Dairesi 2011/2789 Esas 2012/18720 Karar 05.11.2012
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/2789 E., 2012/18720 K.
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 17/03/2003-19/08/2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R
Dava, davacının 17.3.2003-19.8.2006 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece 17.03.2003- 10.08.2006 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı işyerinin 9.6.2006 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarının davalı işyerinin kapsama alınmasından sonraki döneme ait olanlarının getirtildiği,davacının SGK’da kayıtlı olduğu ve hizmet cetvelinin dosya arasına alındığı anlaşılmaktadır Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır. Somut olayda dinlenen davacı tanıklarının dönem bordrolarının eksik olması nedeniyle işyeri çalışanı olup olmadığının tespit edilemediği, davalı tanıklarının çalışma olgusunu doğrulamadığı, davalı işyerinin kapsama alınma tarihinin 9.6.2006 olması karşısında işyerinin tespit istenen 2003 yılından kapsama alınma tarihine kadar faal olup olmadığı yeterince araştırılmadan, komşu işyeri tanıklarının isimlerinin tesbiti ile beyanlarına başvurulmadan ve bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği, resen araştırma yapılmasının gerekeceği gözardı edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Yapılacak iş, davalı işyerinin 2003 yılı itibariyle faal olup olmadığının tespiti için zabıta marifetiyle, vergi dairelerinden, Ticaret Odasından sorulmak suretiyle tespiti, faal olduğnuun belirlenmesi durumunda bu döneme ait dönem bordrolarının celbi ile uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarında çalışmaları bulunanlar içerisinden adları resen belirlenecek bordro tanıklarının beyanlarına başvurmak, bordro tanıklarının beyanlarının yetersiz olması durumunda davanın kamu düzenini ilgilendirdiği de dikkate alınarak araştırmanın genişletilip bu dönemlerde çalışması bulunan komşu işyeri işverenleri ve bu işverenler tarafından çalışmaları Kuruma bildirilen kimseler zabıta marifetiyle belirlenip beyanlarına başvurularak, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Zeras Lüks Hırdavat Kırtasiye Elektronik İç Ve Dış Tic.Ltd.Şti.'ne iadesine 05/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.