20. Hukuk Dairesi 2012/13787 E. 2013/3194 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

20. Hukuk Dairesi 2012/13787 E. 2013/3194 K. — Yargıtay Kararı

20. Hukuk Dairesi 2012/13787 Esas 2013/3194 Karar 25.03.2013
20. Hukuk Dairesi 2012/13787 E.,  2013/3194 K.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan Hazine ile davalı Orman Yönetimi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında... Köyü, 159 ada 132 parsel sayılı 755,25 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarih 668 tahrir numaralı vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile ... adına tesbit edilmiş, daha sonra kadastro komisyonunca taşınmazın kontrol mühendisi .... tarafından düzenlenen krokide (B) ile işaretlenen 599,43 m² yüzölçümlü kesiminin 2863 sayılı Kanunun 11. maddesini değiştiren 5226 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca 1. derecede doğal sit alanı içinde kaldığından söz edilerek kadastro tesbitinin iptali ile 159 ada 145 parsel numarasıyla Hazine adına, (A) ile işaretlenen 155,82 m2 yüzölçümlü kesiminin 159 ada 132 parsel numarasıyla ... adına tesbitine karar verilmiştir.
Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 159 ada 132 ve 145 parseller ile 103 ilâ 110 OTS'ler arasında kalan taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Hazine, 159 ada 132 parsel sayılı taşınmazın zilyetlik yoluyla kazanılamayacak yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır.
Mahkemece, 103 ilâ 132 OTS'ler arasında kalan taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, 159 ada 132 ve 145 parsellerin de davacı tarafından kullanılmadığı, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davacının davasının reddine, Hazinenin davasının kabulüne, fen bilirkişi.... tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 6.968 m² yüzölçümlü taşınmazın Devlet ormanı niteliği ile sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına, 159 ada 132 parselin kadastro tesbitinin 159 ada 145 parselin niteliğinin iptal edilerek ham toprak niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş; davacı ... ve davalılardan Orman Yönetimi vekili tarafından hüküm temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.05.2012 tarih ve 2010/1611-7098 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Davacı ... ve davalı Orman Yönetiminin, 103 ilâ 110 OTS'ler arasında kalan ve fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 6.968 m2 yüzölçümlü taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden, mahkemece bu yer hakkında verilen karar, usûl ve kanuna aykırı olup, eksik incelemeye dayalıdır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tesbit tutanağı düzenlenip düzenlenmediği kadastro müdürlüğünden sorulmadan ve kabule göre de 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca orman olduğu saptanan taşınmazın bu niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, orman niteliği ile sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi doğru değildir. Uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun şekilde eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan uygulama, araştırma ve inceleme sonucu fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 6.968 m2 yüzölçümlü taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden bu taşınmaz hakkında kadastro tesbit tutanağı düzenlenip düzenlenmediği kadastro müdürlüğünden sorulmalı, kadastro tesbit tutanağı düzenlenmiş ise ve taşınmaz hakkında başka

dosyalarda dava var ise aynı taşınmazlara yönelik açılan davalar H.U.M.K.'nun 45. maddesi uyarınca birleştirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi, başka dosyada dava yok ve kadastro tesbit tutanağı kesinleştirilmiş ise tutanak aslı, davalı şerhi verdirilerek tapu müdürlüğünden getirtilmesi ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edilmesi, şayet çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tesbit tutanağı düzenlenmemiş ise, dava, orman kadastrosuna itiraz davası niteliğinde olduğundan bu yere yönelik açılan davanın reddiyle yetinilmesi, tescile yönelik hüküm kurulmaması gerektiği, davacı ...’in 159 ada 132 ve 145 parsellere yönelik temyiz itirazları yönünden ise, usûlüne uygun olarak orman ve zilyetlik araştırması yapılması gerektiği”ne değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı ... ile katılan Hazinenin davalarının kısmen kabulüne ve dava konusu... Köyü, 159 ada 132 ve 145 parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyon tesbitinin iptali ile 159 ada 145 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliğiyle davacı ... adına, 159 ada 132 parsel sayılı taşınmazın ise, ham toprak vasfıyla katılan Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine, davacı ...’in dava konusu ettiği ve 11.03.2009 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ve (A1) ile gösterilen 6968,04 m² yüzölçümündeki 103 ilâ 110 orman sınır noktaları arasındaki taşınmaza yönelik davasının reddine karar verilmiş, hüküm katılan Hazine ile davalı Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastro ve kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmü uyarınca yapılıp eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, temyize konu 159 ada 145 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davacı kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 25/03/2013 günü oy birliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın