20. Hukuk Dairesi 2011/3504 E. 2011/7276 K. — Yargıtay Kararı
20. Hukuk Dairesi 2011/3504 Esas 2011/7276 Karar 13.06.2011
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/3504 E., 2011/7276 K.
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, davaya konu ... köyü 144 ada 25 parsel sayılı taşınmaz 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğundan kullanıcısının ...'u olduğu belirtilerek HAZİNE adına tespit edilmiştir. Davacı, çekişmeli taşınmazın kullanıcısı ve maliki olduğunu ileri sürerek beyanlar hanesinde kullanıcı olarak kendi isminin gösterilmesi istemiyle ...’nü hasım göstererek dava açmıştır. Mahkemece, davanın KABULÜNE, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "..." isminin çıkartılarak, "..." isminin yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Gerek 766 sayılı Yasa, gerekse 3402 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro tespitine itiraz davalarında husumet, yararına tespit tutanağı düzenlenen kişilere yöneltilmesi gerektiği, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağında tespit malikinin HAZİNE, beyanlar hanesinde kullanıcısının ... olduğu belirtildiğine göre,davalı sıfatı tespit maliki HAZİNE ile beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilen ...'’a aittir. Mahkemece, kadastro tespit tutanağının ilan süresi içinde ... hasım gösterilerek dava açıldığından, tespit maliki Hazine davaya dahil edilerek taraf oluşturulup,savunma ve delilleri sorulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır (HGK 12/2/2010 gün ve 2010/7-70-86 EK). Kabule göre ise, 3402 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkili olduğundan,dava konusu parselin beyanlar hanesindeki şerhin dava edilmiş olması halinde dahi, kadastro parselinin tamamı itirazlı olacağından, kadastro tutanağı davalı olarak gönderildiğinden taşınmazın tespitte olduğu gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken sicil oluşturulmaması da doğru değildir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13/06/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.