20. Hukuk Dairesi 2006/4285 E. 2006/8047 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

20. Hukuk Dairesi 2006/4285 E. 2006/8047 K. — Yargıtay Kararı

20. Hukuk Dairesi 2006/4285 Esas 2006/8047 Karar 08.06.2006
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/4285 E.,  2006/8047 K.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine, Orman Yönetimi ve ... ... mirasçıları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin16.12.2002 tarih 2002/8324-10214 sayılı bozma kararında özetle: “133, 473, 474, 483 ve 484 parsel sayılı taşınmazların uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden oldukları ve adlarına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından bu parseller hakkındaki ONANMASINA, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda 110 ve 140 parsellerin ... fotoğrafları ve memleket haritasındaki konumlarının belirlenmediği, salt keşif günündeki bulgulara göre rapor düzenlendiği, 143 parselinde çevresinde bulunan kadastro dışı yerlerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının tespit edilmediği, bu sebeplerle eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve amenajman planı getirtilerek bir orman mühendisi, bir ... bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte yöntemine uygun orman araştırması yapılması, asıl taşınmazların kapsamlarının orman sayılmayan yerlerden olduklarının belirlenmesi halinde, 140 ve 143 parsellere uygulanan 1937 tarih 71 yazım numaralı vergi kaydının batı sınırı yol okumakta ise de zeminde yol olması gereken yönde tescil dışı bırakılmış devlet ormanı olduğundan vergi kaydının miktar fazlasının sınırda bulunan ormandan açıldığı, bu nitelikteki taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağı, 110 parsele uygulanan 1937 tarih 51 yazım numaralı vergi kaydının batı ve kuzey sınırının hazine okuduğu zeminde de bu sınırlarda kadastro dışı yerlerin bulunduğu, kadastro dışı yerlerin orman niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi, kadastro dışı yerlerin orman, mera, harman yeri, ... vb yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde vergi kayıt miktar fazlasının zilyetlikle kazanılamayacağı gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 41-250 m2 yüzölçümündeki 110 parselin ... bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 20.05.2005 tarihli raporda (A) ile işaretlenen 20.000 m2 yüzölçümlü bölümünün ... ... mirasçıları adlarına, (B) ve (C) ile işaretlenen 12.265,27 m2 - 9.251,45 m2 yüzölçümlü kesimlerinin orman niteliği ile Hazine adına, 113.300 m2 yüzölçümündeki 140 parsel sayılı taşınmazın (a) ile işaretlenen 15.000 m2 yüzölçümlü kesiminin ... ... mirasçıları adlarına, (b) ile işaretlenen 2.140 m2 yüzölçümlü kesiminin ve 5.500 m2 yüzölçümlü 140 parselin nitelik belirtilmeksizin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine, Orman Yönetimi ve ... ... mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava ve tespit tarihinden sonra 1969 yılında yapılıp eldeki dava sebebiyle kesinleşmeyen orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; kadastro sırasında 110 sayılı parsel 41.250 m2, 140 sayılı parsel 13.300 m2 olarak ölçülmüş olup, bilirkişi ... ...'in 20.05.2005 günlü raporunda 110 sayılı parselin gerçek yüzölçümünün 41.516,72 m2, 140 sayılı parselin gerçek yüzölçümünün 17140 m2 olduğu belirtildiği halde, hüküm kısmında infazı olanaksız kılacak şekilde 110 sayılı parselin yüzölçümünün 41.250 m2, 140 sayılı parselin yüzölçümünün 113.300 m2 olarak belirtilmesi; ayrıca, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca orman olduğu saptanan taşınmazın bu niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde 143 parselin tamamının 140 parselin (b) ile işaretlenen bölümünün nitelik belirtilmeksizin Hazine ... tesciline denilmiş olması ve 5.500 m2 yüzölçümlü yer 143 parsel sayılı taşınmaz olduğu halde maddi yanılgı sonucu 140 parsel hakkında hüküm kurulmuş olması doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 2. fıkrasının 1. satırındaki "41.250 m2 yüzölçümlü 110 parsel nolu taşınmazın" cümlesinin çıkarılarak yerine "110 sayılı parselin yüzölçümünün 41.516,72 m2 olarak düzeltilerek" cümlesinin yazılması, hükmün 3. fıkrasının 1. satırındaki "113.300 m2 yüzölçümlü 140 nolu parselin" cümlesinin hükümden çıkarılarak yerine "140 sayılı parselin yüzölçümünün 17140 m2 olarak düzeltilerek" cümlesinin yazılması, hükmün 3. fıkrasının 5. cümlesinde yer alan “kısmın” kelimesinin sonuna “orman niteliği ile” kelimelerinin eklenmesi, hükmün 4. fıkrasının tamamen hükümden çıkarılarak bunun yerine “... ili ... ilçesi ... Köyünde bulunan 5.500 m2 yüzölçümündeki 143 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimi ve gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 08.06.2006 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın