2. Hukuk Dairesi 2024/8533 E. 2025/5367 K. — Yargıtay Kararı
2. Hukuk Dairesi 2024/8533 Esas 2025/5367 Karar 27.05.2025
2. Hukuk Dairesi 2024/8533 E., 2025/5367 K.
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1266 E., 2024/780 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma ve Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/202 E., 2023/544 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, nafaka miktarları ile ziynetin reddi yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadın yaranına hükmedilen toptan verilen nafaka miktarı ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, kural olarak ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Davacı-davalı kadın ziynet eşyalarının evde bulunan kasada olduğunu, davalı-davacı erkek ise kadının giderken yanında götürdüğünü, hatta arada aileler arasında sorun çıkmaması için kadının dedesine para ödendiğine ödeme yaptıklarını iddia etmiştir.
Davalı-davacı erkek vekilinin dosyaya ibraz ettiği kadının dedesine para ödemesi yaptığını gösterir tutanağın incelenmesinde; tutanak üzerinde kadının dedesinin imzası bulunmadığı gibi içeriğinde altınların mücevher olarak teslim edildiğinin yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda erkeğin iddiası ile çelişen bu tutanağın erkeğin yararına delil olarak değerlendirilmesi mümkün görünmemektedir. Kaldı ki tek yanlı hazırlanan ve karşı tarafın imzası bulunmayan bir beyanın karşılıklı hazırlanan tutanak olarak değerlendirilmesi de hukuken mümkün görünmemektedir. Ayrıca erkeğin görüşme yaptığını iddia ettiği kişi, kadının dedesi olup ziynet alacağı davası yönünden üçüncü kişi konumundadır. Üçüncü kişi konumunda olan bir kişinin beyanları ile dosyanın tarafının bağlı olduğu kabul edilemeyeceği, dosyaya sunulan imzasız tutanak ile tutanağa yönelik erkek tanık beyanlarının davalının davacıya yönelik ziynet eşyalarına ilişkin borçtan kurtarmayacağının kabulü gerekmektedir.
Dosyadaki tüm mevcut delillerle birlikte kadının evden gidiş şekli de dikkate alındığında, birbirini doğrular nitelikteki davacı-davalı kadının tanık beyanlarına göre ziynet eşyalarının davalıda kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece uyuşmazlık konusu olarak belirlenen ziynet eşyalarının davacı kadına teslim edildiğinin erkek tarafından ispatlanmadığının kabulü gerekir.
O halde Mahkemece uyuşmazlık konusu olarak belirlenen ziynet eşyalarıyla ilgili tüm delillerin yeniden değerlendirilmesi ve gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınması ve varlığı kanıtlanan ziynet eşyaları yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere reddedilen ziynet alacağı davası yönünden davacı-davalı kadın yararına BOZULMASINA,
2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ...'ya geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.