Taraflar arasındaki boşanma davası sırasında, davacının talebi üzerine verilen ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine, itirazın kısmen reddine dair 05.03.2013 tarihli karar itiraz eden tarafından temyiz edilmekle, gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece davacının tazminat taleplerinin ileride tahsilini temine yönelik olarak davalıya ait taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verildiği görülmüştür. Ortada muaccel hale gelmiş bir alacak bulunmadığına göre, ihtiyati haciz isteyen alacaklı bu talebinde haksız çıktığı takdirde, davacının bu yüzden uğrayacağı zararlardan mesul olacağı gözetilerek İcra İflas Kanununun 259. maddesi uyarınca teminat vermekle sorumlu tutulması gerekirken bu husus gözetilmeden, teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesi doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen 05.03.2013 tarihli itirazın kısmen reddine dair kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oyçokluğuyla karar verildi.14.05.2013(Salı)
KARŞI OY YAZISI İcra ve iflas kanununun 257. maddesi; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malların ve alacaklar ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" hükmünü taşımaktadır. Aynı maddenin 2. fıkrası ise; "Vadesi gelmemiş borçlar için ise belli koşulları taşıması halinde" ihtiyati haciz kararı verilebileceğini belirtmektedir. İncelenen boşanma dosyasında: Davacı tarafın, gerek rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş, gerekse henüz vadesi gelmemiş bir para borcu alacağından bahsedilmesi mümkün değildir. Ortada, mahkemece verilmiş bir boşanma kararı bulunmadığı gibi, Türk Medeni Kanununun 174/1-2 maddesinin dayanağı olan tazminatların esasını oluşturan kusurların hangi tarafta bulunduğu ancak yargılama sonucunda ortaya çıkacaktır. Bu durumda, talep edilen tazminatların varlığının ve miktarının yargılama sonucunda belirleneceğinden, henüz oluşmayan bir para borcundan bahsedilerek ihtiyati haciz kararı verilmesi yasa kapsamına uygun düşmemektedir. Bu nedenle, yargılamaya muhtaç bir konuda, ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğinden, ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın kabul edilmesi gerekirken talebin reddi doğru olmamıştır. Sayın çoğunluğun bozma kararına katılmakla birlikte, bozmanın gerekçesine katılmıyor ve kararın esastan bozulması gerektiğini düşünüyorum
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.