2. Hukuk Dairesi 2013/22124 E. 2014/4920 K. — Yargıtay Kararı
2. Hukuk Dairesi 2013/22124 Esas 2014/4920 Karar 05.03.2014
2. Hukuk Dairesi 2013/22124 E., 2014/4920 K.
MAHKEMESİ :Tire Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :29.04.2013 NUMARASI :Esas no:2012/176 Karar no:2013/235
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (koca) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle cevap dilekçesinde ve ön inceleme duruşmasından önce dayanılmayan vakıaların daha sonra yargılama aşamasında ileri sürülmesi halinde dikkate alınmamasında isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de gerekçeli kararda Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi yazılmasının maddi hataya dayalı olup mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı kadının çalıştığı, düzenli ve sabit gelirinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları kadın yararına oluşmadığı halde lehine yoksulluk nafakası tayini doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2.bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.05.03.2014 (Çar.) KARŞI OY YAZISI Davalı, 26.04.2013 tarihli dilekçesinde, eşinin çalıştığı hastanede bir erkekle ilişkisi olduğunu, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu yüzden soruşturma geçirdiğini, bu durumu yeni öğrendiğini ileri sürmüş, hastaneden soruşturma evraklarının getirtilmesini istemiş ve bu olayla ilgili tanık göstermiştir. Sonradan ortaya çıkan bu hadise doğru ise, bu durum davacı lehine hükmedilen tazminatlar ve buna esas alınan kusur üzerinde değiştirici etkide bulunacaktır. Bu delilin sonradan ileri sürülmesi davalının kusurundan kaynaklanmadığı gibi, yargılamayı geciktirme amacı da taşımadığına göre, davalıya iddia ettiği bu hususu ispat etme olanağı verilmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmelidir. Bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması doğru değildir. Hükmün açıklanan sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğa katılmıyoruz.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.