2. Hukuk Dairesi 2012/6518 E. 2012/26283 K. — Yargıtay Kararı
2. Hukuk Dairesi 2012/6518 Esas 2012/26283 Karar 06.11.2012
2. Hukuk Dairesi 2012/6518 E., 2012/26283 K.
MAHKEMESİ :Ürgüp Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :27.12.2011 NUMARASI :Esas no:2010/308 Karar no:2011/506
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı kadın tarafından; yetki, kusur belirlemesi, tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Türk Medeni Kanununun 168. maddesine göre boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Aynı Yasanın 19. maddesine göre de yerleşim yeri bir kişinin sürekli kalmak niyetiyle oturduğu yerdir. 29.04.2006 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yayım tarihinde yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kunununa göre kişilerin yerleşim yeri adreslerinin nüfus aile kütüklerinde bulunması zorunludur (5490 sayılı Kanun 7/g). Bu Kanuna dayanılarak çıkarılan ve 15.08.2007 tarihinde yürürlüğe konulan Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliğine göre de yerleşim yeri adreslerinin tutulmasında kişilerin yazılı beyanı esas alınır (5490 sayılı Kanun md.50/1, Yönetmelik md. 13/1). Adres beyan formundaki bildirim aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Tarafların evlilik birliğinin devamı süresince Kayseri ili Melikgazi ilçesinde oturdukları anlaşılmaktadır Dosyaya sunulan ikametgah belgesi uyarınca da davacının dava tarihi itibarıyla yerleşim yerinin Kayseri ili Melikgazi ilçesi olduğu görülmektedir. Davacı aksi yönde bir delil getirmemiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında; mahkemece süresinde yapılan yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken; yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır 2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın ve yanında bulunduğu anlaşılan müşterek çocuk yararına dava tarihinden davacının ölüm tarihi olan 26.09.2011 tarihine kadar uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 1 ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin bozma sebebine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06.11.2012 (salı)
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.