2. Hukuk Dairesi 2012/3651 E. 2012/4894 K. — Yargıtay Kararı
2. Hukuk Dairesi 2012/3651 Esas 2012/4894 Karar 06.03.2012
2. Hukuk Dairesi 2012/3651 E., 2012/4894 K.
MAHKEMESİ :Emet Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi06032012 TARİHİ :22.12.2011 NUMARASI :Esas no:2011/142 Karar no:2011/199
Taraflar arasındaki davaların birleştirilek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm kadının kabul edilen boşanma davası, velayet, kişisel ilişki, yoksulluk nafakası ve kocanın reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-davalı kocanın terk hukuksal sebebine dayanarak açtığı boşanma davasına bağlı olarak talep ettiği maddi ve manevi tazminat isteği bulunmadığının, kocanın tazminatlara ilişkin isteminin ise, davalı-davacı kadın tarafından açılıp birleştirilen boşanma davası kapsamında olduğunun anlaşılmasına göre davacı-davalı kocanın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece bozma ilamına uyma kararı verilip davacı-davalı kocanın terk (TMK. md. 164) hukuksal nedenine dayalı boşanma davası kabul edildiğine göre; artık terk nedenli dava için davacı-davalı kocaya bir kusur yüklenemez. Terk nedenli davanın kabul edilmesi durumunda; kusur tamamen davalıya ait olur. Terk ihtarının çekilme tarihinden davalı-davacı kadın tarafından boşanma davasının açılması tarihine kadar geçen zamanda da , davacı-davalı kocaya yüklenebilecek bir kusurlu davranışının varlığı iddia ve ispat edilememiştir. Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesine dayalı olarak açılan davada boşanmaya karar verebilmek için, davalının az da olsa kusurunun varlığının kanıtlanması ve en azından Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Yukarıda açıklandığı gibi, davacı-davalı kocaya yüklenebilecek bir kusur bulunmamaktadır. O halde, birleşen davalı-davacı kadının Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesine dayalı olan boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir. 3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı gibi, davacı-davalı kocanın terk nedenli boşanma davasının kabul edilmesinin sonucu olarak, kusur tamamen davalı-davacı kadında olur. Tam veya daha ağır kusurlu eş yararına da yoksulluk nafakasına hükmedilemez (TMK. md.175) Gerçekleşen bu durum karşısında; davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası isteminin reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi de doğru olmamıştır. 4-Velayeti anneye verilen ortak çocuk 2008 doğumlu Ravza ile davacı-davalı babası arasında kurulan kişisel ilişkide; çocuğun sağlıklı gelişimi için çocuğun yaşı da gözetilerek, babası yanında yatıya kalabileceği şekilde bir kişisel ilişki düzenlenme yapılması gerekirken; yazılı şekilde yetersiz kişisel ilişkiye karar verilmesi de hatalı olmuş; bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3 ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda l.bentte açıklanan sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.06.03.2012 (Salı.)
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.