2. Hukuk Dairesi 2011/937 E. 2012/7540 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

2. Hukuk Dairesi 2011/937 E. 2012/7540 K. — Yargıtay Kararı

2. Hukuk Dairesi 2011/937 Esas 2012/7540 Karar 29.03.2012
2. Hukuk Dairesi 2011/937 E.,  2012/7540 K.

 MAHKEMESİ :İzmir 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :15.12.2010
NUMARASI :Esas no:2010/969 Karar no:2010/1086 Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, eşinden boşandığını, daha sonra açtığı dava sonucunda boşandığı kocasının soyadını kullanmasına mahkemece izin verildiğini, bu karar gereğince halen boşandığı kocasının soyadını kullanmaya devam ettiğini, bu soyadının önünde bekarlık soyadı olan "Bölükbaşı" nı da kullanmak istediğini ileri sürerek "Berke" olan soyadının önüne bekarlık soyadı olan "Bölükbaşı" nın getirilmesine karar verilmesini istemiş; mahkemece "talebin idari nitelikte olduğu" gerekçesiyle isteğin reddine karar verilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 187. maddesindeki düzenleme, "evlenen kadının soyadıyla" ilgilidir. Boşanan kadın, mahkemeden alınan izinle kocasının soyadını taşıyorsa, kadın evlenmeden önce kayıtlı bulunduğu haneye, taşımasına izin verilen koca soyadı ile döner ve buradaki nüfus kaydı açılır (Nüf. Hiz. Kanunu Uygulama Yönetmeliği md. 59/3). Medeni Kanunda ve Nüfus Hizmetleri Kanununda, boşanan ve boşandıktan sonra kocasının soyadını taşımasına mahkemece izin verilen kadının, kocasının soyadının önünde gelmek üzere bekarlık soyadını da taşıyabileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Soyadı Kanunu ve Nizamnamesinde de buna ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu hukuksal boşluk karşısında, istek, soyadına ilave yapılması, diğer bir ifade ile soyadı üzerinde değişiklik niteliğinde olup, aile hukuku dışındadır. Sorun, Türk Medeni Kanununun haklı sebeple "adın değiştirilmesine" ilişkin hükümleri çerçevesinde ele alınıp, isteğin idari yoldan yerine getirilmesinin mümkün bulunup bulunmadığı da dahil olmak üzere çözümü, sözü edilen hükümlere göre olacaktır. Bu itibarla davaya bakmakla, aile mahkemeleri değil, asliye mahkemesi görevlidir. Göreve ilişkin kurallar da kamu düzeninden olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bu husus gözetilmeden hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz eşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.29.03.2012 (Per.)  

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın