2. Hukuk Dairesi 2009/12691 E. 2010/14294 K. — Yargıtay Kararı
2. Hukuk Dairesi 2009/12691 Esas 2010/14294 Karar 15.07.2010
2. Hukuk Dairesi 2009/12691 E., 2010/14294 K.
MAHKEMESİ :Tarsus Aile Mahkemesi TARİHİ :22.4.2009 NUMARASI :Esas no:2008/478 Karar no:2009/245 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı kadının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1) geçimine, (TMK md.185/3) malların yönetimine (TMK. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere kadın ve yanında bulunan 1.9.2006 doğumlu müşterek çocuk İlker yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. 3-Boşanma veya ayrılık vukuunda çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür. (TMK.md.182) Bu hususu hakim görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekmektedir. O halde velayeti temyiz edene tevdi edilen çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan yönlerinin ise yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 15.07.2010 (prş.) KARŞI OY YAZISI
Aynı evde birlikte yaşayan eşler arasında asıl olan, evlilik birliğinin devam ettiğinin kabulüdür. Boşanmayı gerektirecek nitelikte birliğin temelinden sarsıldığının ancak koşulların elvermemesi nedeniyle, aynı evde yaşama zorunluluğunun kanıtlanması gerekir. Davalı kadın, eşi ile ayrı yaşamadıklarını, halende aynı evde yaşamaya devam ettiklerini belirtmektedir. Dava dilekçesindeki adres, tebligatlar ve zabıta yazısından tarafların aynı adreste birlikte oturdukları konusunda bir kuşku bulunmamaktadır. Tarafların aynı konutta birlikte yaşamlarını sürdürmeleri ve bunun zorunlu nedenlerden kaynaklandığının da kanıtlanamamış olması karşısında, birbirlerinin kusurlarını affettikleri, en azından hoşgörü ile karşıladıklarının, bu nedenle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı olgusunun gerçekleşmediğinin kabulü ile boşanma isteminin reddi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.