2. Ceza Dairesi 2025/6558 E. 2025/11357 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

2. Ceza Dairesi 2025/6558 E. 2025/11357 K. — Yargıtay Kararı

2. Ceza Dairesi 2025/6558 Esas 2025/11357 Karar 17.06.2025
2. Ceza Dairesi 2025/6558 E.,  2025/11357 K.

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2023/4187 D. İş
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
KARAR : İtirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2025 tarihli ve KYB-2025/51479 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, 06/09/2023 tarihinde müştekinin kiracı olarak ikamet ettiğini iddia ettiği eve şüphelinin izinsiz olarak girip birtakım değerli eşyalarını aldığından bahisle şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonunda, şüphelinin 10/08/2023 tarihinde bahse konu konutu ... isimli şahıstan tapuda satın aldığı ve eşyalar için üstün hak iddiası konusunda hukuk mahkemelerinde dava açılabileceğinden bahisle Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/10/2023 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Müştekinin evdeki eşyaların tamamının kendisine ait olduğu ve daireyi ... isimli şahsa satan ... isimli şahıs ile aralarında yapılmış kira ilişkisi bulunduğu, olay tarihinde de halen kiracı olarak oturmaya devam ettiğini iddia etmesi karşısında, öncelikle müştekinin bahse konu konutta kira ilişkisi ile oturup oturmadığının tespit edilmesi bakımından, ... ve ... isimli şahısların beyanlarına başvurulması, müşteki ile aralarında kira ilişkisinin bulunup bulunmadığının sorulması, müştekiye kira ilişkisinin bulunduğuna dair sözleşme ve ödeme dekontlarının dosyaya sunulmasının istenilmesi, müştekinin komşularından yeteri kadar tanığın dinlenilerek müştekinin kiracı olarak oturup oturmadığı yönünde beyanlarına başvurulması sonucu şüphelinin hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Şikâyetçinin, 06.09.2023 tarihinde kiracı olarak ikamet ettiğini iddia ettiği eve şüphelinin izinsiz olarak girip (kilidi değiştirerek) evde bulunan ve kendisine ait olan bazı eşyalarını aldığından bahisle şikâyetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonunda, şüphelinin 10.08.2023 tarihinde bahse konu konutu ... isimli şahıstan tapuda satın aldığından ve eşyalar için üstün hak iddiası konusunda hukuk mahkemelerinde dava açılabileceğinden bahisle Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.10.2023 tarihli karar ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", 5271 sayılı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'', aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." ve yine anılan Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz üzerine bu itirazı inceleyen merci, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında değerlendirilmesi gereken somut olayda; şikâyetçinin evdeki eşyaların tamamının kendisine ait olduğunu, daireyi ... isimli şahsa satan ... isimli şahıs ile aralarında sözlü kira ilişkisi bulunduğunu, olay tarihinde de hâlen belirtilen dairede kiracı olarak oturmaya devam ettiğini iddia etmesi, dosya içerisinde bulunan 06.09.2023 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağında şikâyetçinin, kolluk görevlileri huzurunda şüphelinin izni doğrultusunda daireye girerek bahse konu evde bulunan özel eşyalarını aldığının belirtilmesi ve evden haksız şekilde çıkmasını sağlamak üzere daha önceden anılan dairenin elektirk ve su aboneliklerinin ... tarafından kapattırılması üzerine bu konuda avukatı aracılığı ile sulh hukuk mahkemesine yaptığı başvuru üzerine dosyada sureti bulunduğu anlaşılan Alanya 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/51 D.iş sayılı doyasında verilen 20.03.2023 tarihli ve 2023/53 Karar sayılı kararını dosyaya sunması ve anılan kararda, şikâyetçinin belirtilen dairede sözlü kira ilişkisi ile kiracı olarak bulunduğunun, evin elektrik ve su aboneliklerine ait hizmetlerin mülk sahibi yahut 3. kişilerce kesilmesinin ve aboneliklerin 3. kişiler adına geçişinin, talep eden kiracının söz konusu kiralanan meskenden tahliye edilinceye ve kiracılığı sona erinceye kadar TEDBİREN DURDURULMASINA karar verildiğinin, şüphelinin ise belirtilen daireyi eşyalı bir şekilde tapuda satın aldığını savunduğunun anlaşılması karşısında; öncelikle anılan Alanya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/51 D.iş sayılı dosya aslının dosya arasına celp edilip incelenmesinden sonra şikâyetçinin, suç tarihinde hâlen bahse konu konutta kira ilişkisi ile oturup oturmadığının tespit edilmesi bakımından, ... ve ... isimli şahısların beyanlarına başvurulması, şikâyetçi ile aralarında kira ilişkisinin bulunup bulunmadığının, belirtilen dairenin şüpheliye eşyalı olarak satılıp satılmadığının ve satılmış ise evde hangi eşyaların bulunduğunun ve bu hususta yazılı bir belgenin mevcut olup olmadığının sorulması, varsa bu belgenin dosyaya sunulmasının talep edilmesi, şikâyetçiden kira bedellerinin ödenmesine dair varsa dekontlarını dosyaya sunmasının istenilmesi, şikâyetçinin komşularından yeteri kadar tanığın dinlenilerek olay tarihinde şikâyetçinin belirtilen dairede kiracı olarak oturup oturmadığı ve olay günü şüpheli ya da onun isteği ile başkaları tarafından belirtilen dairenin kapı kilidinin değiştirilip değiştirilmediğine dair görgüye dayalı bilgilerinin olup olmadığı yönünde beyanlarına başvurulması sonucu şüphelinin hukukî durumunun takdir ve tayini ile bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın belirtilen hususlarda genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Alanya 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 21.12.2023 tarihli ve 2023/4187 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın