2. Ceza Dairesi 2023/29703 E. 2024/3183 K. — Yargıtay Kararı
2. Ceza Dairesi 2023/29703 Esas 2024/3183 Karar 27.02.2024
2. Ceza Dairesi 2023/29703 E., 2024/3183 K.
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/240 E., 2016/682 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : Tarım ve Orman Bakanlığı Genel Müdürlüğü SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Sanık ..., suçtan zarar gören kurum vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret,
A- Suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Yokluğunda verilip 21.11.2023 tarihinde tebliğ edilen gerekçeli kararı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 11.12.2023 tarihinde temyiz eden suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
B- Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesi uygulandığı hâlde mala zarar verme suçu yönünden de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemiş ise de; anılan madde ve fıkrada belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olup bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemiş ise de; anılan madde ve fıkrada belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olup bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın adlî sicil kaydına göre Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2010 tarihli ve 2009/181 Esas, 2010/393 Karar sayılı ilâmı ile verilmiş 24.04.2014 tarihinde kesinleşen 4 yıl hapis cezasının daha ağır olması sebebiyle tekerrüre esas alınması gerekirken, Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2008 tarihli ve 2007/245 Esas, 2008/116 Karar sayılı 9 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin ilâmın tekerrüre esas alınması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından sanık hakkında Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2008 tarihli ve 2007/245 Esas, 2008/116 Karar sayılı kararının tekerrüre esas alınmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2010 tarihli ve 2009/181 Esas, 2010/393 Karar sayılı ilâmı ile verilmiş 24.04.2014 tarihinde kesinleşen 4 yıl hapis cezasına ilişkin kararın mükerrirliğe esas alınmasına, ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek sürenin Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2008 tarihli ve 2007/245 Esas, 2008/116 Karar sayılı kararındaki ceza süresine göre belirlenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Kolluk görevlilerince düzenlenen Görgü Tespit ve Basit Kroki Tutanağına, Olay Yeri İnceleme Raporu ve dosya içinde bulunan fotoğraflara göre iş yeri deposunun camının kırılması suretiyle içeriye girilerek hırsızlık yapıldığının anlaşılması karşısında, kurum yetkilileri yeniden çağrılarak hırsızlığın gerçekleştiği yere ilişkin beyanları sorulup gerekirse keşif yapılmak suretiyle, hırsızlığın gerçekleştiği yerde herhangi bir ticari faaliyetin sürdürülüp sürdürülmediğinin, bu yerin iş yerinin eklentisi niteliğinde olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre, iş yerinin eklentisi niteliğinde olmayan, ticari faaliyetin olmadığı ve sadece depo olarak kullanılan bir yer olduğunun tespiti hâlinde söz konusu yere girilmesinin iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun unsurlarını oluşturmayacağı gözetilmeksizin, adı geçen suçtan beraatine, ticari faaliyetinin sürdürüldüğünün tespiti hâlinde ise 5237 sayılı Kanun'un 116/2. maddesinin uygulanması yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. Sanığın adlî sicil kaydına göre Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2010 tarihli ve 2009/181 Esas, 2010/393 Karar sayılı ilâmı ile verilmiş 24.04.2014 tarihinde kesinleşen 4 yıl hapis cezasının daha ağır olması sebebiyle tekerrüre esas alınması gerekirken, Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2008 tarihli ve 2007/245 Esas, 2008/116 Karar sayılı 9 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin ilâmın tekerrüre esas alınması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.