2. Ceza Dairesi 2022/13069 E. 2022/19800 K. — Yargıtay Kararı
2. Ceza Dairesi 2022/13069 Esas 2022/19800 Karar 28.11.2022
2. Ceza Dairesi 2022/13069 E., 2022/19800 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16/09/2022 tarihli ve 2022/113597 numaralı tebliğnamede, sanık tarafından dosyaya sunulan 16/03/2022 havale tarihli dilekçede “...yerel mahkemece verilmiş kararı temyiz etmekten feragat ediyorum. Dosyanın kesinleştirme işlemlerinin yapılmasını saygıyla talep ederim...” şeklindeki beyan ile sanığın temyiz isteğinden vazgeçtiği değerlendirilerek, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi talep edilmişse de; 5271 sayılı CMK’da kanun yollarına ilişkin genel hükümlerin düzenlendiği bölümde yer alan ve “Başvurudan vazgeçilmesi ve etkisi” başlığı altında hüküm altına alınan anılan Kanun’un 266/1. maddesi uyarınca, kanun yoluna başvurulduktan sonra bundan vazgeçilmesi, mercii tarafından karar verilinceye kadar geçerli ise de, 16/03/2022 havale tarihli dilekçenin henüz bir kanun yolu başvurusu yapılmadan sanık tarafından dosyaya sunulduğunun, ardından ise sanık müdafii tarafından temyiz isteminde bulunulduğunun anlaşılması karşısında, anılan dilekçenin kanun yoluna başvurudan vazgeçme dilekçesi olarak kabulünün mümkün olmadığı ve sanık müdafii tarafından dosyaya sunulan 22/03/2022 tarihli temyiz dilekçesinin UYAP’ta kayıt tarihi olarak 07/04/2022 tarihi gözükse de, müdafii tarafından dosyaya 22/03/2022 tarihinde sunulan vekaletname ekinde bu temyiz dilekçesi de yer almasına karşın bu dilekçenin temyiz dilekçesi olarak kaydının sehven yapılmayıp bilahare 07/04/2022 tarihinde UYAP’a kaydedildiği, buna göre sanık müdafiinin temyiz tarihinin 22/03/2022 olarak kabulünün gerektiği ve 20/07/2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı CMK’nın 291/1. maddesinde yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20/07/2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtaydan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK’nın 305-326. maddeleri uygulanmakta olduğundan, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş dosyada temyiz süresine ilişkin bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında; sanığın yokluğunda verilen 18/02/2022 tarihli kararda temyiz süresinin tebliğden itibaren 15 gün olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında; yokluğunda verilip 11/03/2022 tarihinde sanığa tebliğ edildiği anlaşılan 18/02/2022 tarihli kararı, 22/03/2022 tarihli temyiz dilekçesi ile temyiz eden sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Hükmün gerekçesinde teşdiden ceza verildiğine dair bir değerlendirmeye yer verilmediği gibi hükümde de cezanın alt sınırdan verildiği belirtilmesine karşın, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın lehine olan ve eylemine uyan 6545 sayılı Kanun ile getirilen değişiklikten önceki haliyle TCK’nın 142/2-e maddesinde temel cezanın 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası olarak öngörüldüğü gözetilmeden, hüküm fıkrasında temel cezanın 5 yıl hapis cezası olarak tayin edilmesi suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 28/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.