2. Ceza Dairesi 2022/12620 E. 2025/7145 K. — Yargıtay Kararı
2. Ceza Dairesi 2022/12620 Esas 2025/7145 Karar 22.04.2025
2. Ceza Dairesi 2022/12620 E., 2025/7145 K.
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/2726 E., 2021/2584 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 21.10.2021 tarihli 2021/2726 Esas, 2021/2584 Karar sayılı kararıyla hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanık müdafiinin anılan kararı tüm suçlar yönünden temyiz etmesi akabinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 01.11.2021 tarihli ek kararıyla iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları yönünden sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verildiği, bu ek kararın sanık müdafiine 07.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, ancak sanık müdafiinin anılan ek kararı temyz etmediği anlaşılmakla, temyizin kapsamının hırsızlık suçundan kurulan istinaf başvurusunun esastan reddi kararı olduğu belirlenerek yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın ikrarına rağmen lehe hükümlerin uygulanmadığına, TCK'nın 145. maddesinden uygulama yapılması gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2018/598 Esas, 2020/21 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 15.02.2021 tarihli ve 2020/1338 Esas, 2021/454 Karar sayılı kararı ile " 28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen nitelikli hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek karar verilmesi" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2021 tarihli ve 2021/110 Esas, 2021/295 Karar sayılı kararı ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 15.02.2021 tarihli ve 2020/1338 Esas, 2021/454 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, aynı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.