2. Ceza Dairesi 2022/11331 E. 2024/15531 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

2. Ceza Dairesi 2022/11331 E. 2024/15531 K. — Yargıtay Kararı

2. Ceza Dairesi 2022/11331 Esas 2024/15531 Karar 23.10.2024
2. Ceza Dairesi 2022/11331 E.,  2024/15531 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2021/232 E., 2021/335 K.
ŞİKÂYETÇİ :...
SUÇLAR :Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER :Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Sanık ve müdafiinin sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2011 tarihli ve 2011/509 Esas, 2011/480 Karar sayılı ilâmında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili olan hüküm fıkrası çıkartılarak yerine “Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2011 tarihli ve 2011/509 Esas, 2011/480 Karar sayılı ilâmı ile TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca hırsızlık suçundan verilen 2 yıl hapis cezasından dolayı sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Sanık ve müdafiinin sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca 2/3 oranında doğru şekilde indirim yapıldığı halde, indirim oranının 3/4 olarak hatalı yazılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görümemiştir. Ancak;
1-18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un 63. maddesiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesindeki artırım oranının ''Üçte birine kadar'' yerine ''Yarı oranında'' şeklinde değiştirildiği, dolayısıyla söz konusu düzenlemenin suç tarihinden sonra yürürlüğe girdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde düzenlenen ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' şeklindeki hüküm de göz önüne alındığında; sanık hakkında hırsızlık suçundan belirlenen temel ceza üzerinden aynı Kanun'un 143. maddesine göre en fazla 1/3 oranında artırım yapılabileceği gözetilmeden, yarı oranında artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
2. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2011 tarihli ve 2011/509 Esas, 2011/480 Karar sayılı ilâmında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın