2. Ceza Dairesi 2018/2226 E. 2018/3438 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

2. Ceza Dairesi 2018/2226 E. 2018/3438 K. — Yargıtay Kararı

2. Ceza Dairesi 2018/2226 Esas 2018/3438 Karar 28.03.2018
2. Ceza Dairesi 2018/2226 E.,  2018/3438 K.

Elektrik hırsızlığı suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/2, 522, 523, 59/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4/1. maddeleri uyarınca 980.100,00 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair Muş Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2005 tarihli ve 2005/070 esas, 2005/122 sayılı kararını müteakip, karar tarihinden itibaren 5 yıllık yasal sürenin sanık tarafından başkaca suç işlemeden geçirilmiş olduğundan bahisle sanık hakkındaki hükmün ortadan kaldırılmasına ilişkin Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/05/2016 tarihli ve 2016/215 esas, 2016/330 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27/02/2018 gün ve 2580-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/03/2018 gün ve 2018/18604 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1-Her ne kadar Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesince, 5 yıllık tecil süresinin dolduğundan bahisle hükmün ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2005 tarihli kararını müteakip, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ve 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un yürürlüğe girdiği, yine 6352 sayılı Kanun’un 82. maddesi ile elektrik hırsızlığını düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 142/1-f bendinin yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 163 üncü maddesine eklenen 3. fıkra ile elektrik hırsızlığı suçunun karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlendiği, dolayısıyla 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı gerekçeyle hükmün ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde,
2-Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında hükmün ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de, elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçunun, 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş olması ve dosya kapsamına göre sanığın zararı tazmin ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesindeisabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlü hakkında Muş Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2005 tarih ve 2005/070 E., 2005/122 K. sayılı kararı ile TCK’nın 492/2, 522, 523, 59/2 ve 647 sayılı Kanun'un 4-6. maddeleri uyarınca erteli 980.100.000 TL ağır para cezası ile mahkûmiyete hükmedildiği ve bu kararın temyiz edilmeksizin 27.04.2005 tarihinde kesinleştiği, bilahare hükümlünün 25.05.2016 tarihli dilekçesi ile “ertelenen cezasının süresinin dolması ve kaçak elektrik borcunu yatırması nedeniyle ilamın ortadan kaldırılmasını” talep etmesi üzerine Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2016 tarihli kararı ile “TCK'nın 95/2 maddesi uyarınca 647 sayılı Yasa’nın 6. Maddesine göre ertelenen mahkûmiyet hükmü üzerinden karar tarihinden itibaren 5 yıllık zaman geçtiği ve sanığın aldırılan adli sicil kaydı ile suç kayıt raporlarında bu süre zarfında herhangi bir suç işlemediğinden ilamın ortadan kaldırılmasına” karar verildiği anlaşılmış ise de;
Atılı suçun elektrik enerjisi hırsızlığına ilişkin olması nedeniyle hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkemesince uyarlama yapılması gerekeceği, karşılıksız yararlanma olarak 5237 sayılı Yasa'nın 163/3. maddesi kapsamına alınan suçun, 6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş olması ve dosya kapsamına göre zararı tazmin ettiği anlaşılan hükümlü hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden 2 no’lu kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (MUŞ) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 25.05.2016 gün ve 2016/215 E., 2016/330 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; 29.11.2004 tarihli eylem nedeniyle elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan mahkûmiyetine karar verilen hükümlünün, katılan kurumun zararını 03.01.2005 tarihinde tazmin etmiş olduğunun anlaşılması karşısında, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası ile 5271 sayılı CMK'nın 223/4-a maddesi uyarınca CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, verilen kararın niteliği itibariyle 1 no'lu kanun yararına bozma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 28.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın