2. Ceza Dairesi 2017/3854 E. 2017/10313 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

2. Ceza Dairesi 2017/3854 E. 2017/10313 K. — Yargıtay Kararı

2. Ceza Dairesi 2017/3854 Esas 2017/10313 Karar 18.10.2017
2. Ceza Dairesi 2017/3854 E.,  2017/10313 K.

Karşılıksız yararlanma suçundan sanık ...’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3. maddesi gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2013 tarihli ve 2005/992 esas, 2012/587 sayılı kararının ardından, ... Cumhuriyet Başsavcılığının, mahkumiyete konu suçun 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile eklenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/1-b-5 maddesi ile uzlaşma kapsamına alındığından bahisle infazın durdurulması ve uyarlama yargılaması talebinin reddine dair ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/01/2017 tarihli ve 2005/992 esas, 2012/582 sayılı kararına vaki itirazın kabulüne ilişkin mercii ... 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/01/2017 tarihli ve 2017/97 değişik iş sayılı karar aleyhine ... Bakanlığınca verilen 13/06/2017 gün ve 4257-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/07/2017 gün ve 2017/38302 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun'un 163/3. maddesindeki suçun 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile eklenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/1-b-5. maddesinde belirtilen suç olmadığı halde itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2012 tarih ve 2005/992 E., 2012/582 K. sayılı asıl kararının, sanığın yakalama emri üzerine aynı mahkemece 01.03.2012 tarihinde alınan savunmasında bildirdiği “...” adresine tebliğe çıkartılıp, bu tebligatın 24.07.2011 tarihinde "muhatabın taşındığı" gerekçesiyle iade edilmesi üzerine, mahkemece sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığı araştırılarak, olmadığının tespiti halinde ancak daha önce usulüne uygun tebligat yapılması şartı ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre eski adrese tebliğ işlemi yapılması gerekirken, daha önce usulüne uygun herhangi bir tebliğ yapılmamış bu adrese 35. maddeye göre 22.09.2012 tarihinde yapılan tebliğ işlemi geçersiz olduğundan hükmün usulüne uygun kesinleşmediği ve sonraki tüm işlemlerin hukuken geçersiz olduğu belirlenmekle, kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, öncelikle 25.02.2012 tarihli asıl kararın sanığa tebliğ edilip, usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup (...) 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2017 gün ve 2017/97 D. İş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 18.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın