2. Ceza Dairesi 2016/5592 E. 2018/13485 K. — Yargıtay Kararı
2. Ceza Dairesi 2016/5592 Esas 2018/13485 Karar 14.11.2018
2. Ceza Dairesi 2016/5592 E., 2018/13485 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleştiği kabul edildiğinde indirim oranının 1/2 oranından daha fazla olması gerektiği gözetilmeden 1/3 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmiş ise de; sanıkların müştekinin aracının camını kırarak içerisinden cep telefonu, bir miktar para, ziynet eşyaları ve kredi kartlarını çaldıktan sonra başka bir suçtan dolayı yakalandıklarında cep telefonunu sattıkları yeri göstererek müştekiye iadesini sağladıkları, müştekinin bozma sonrası alınan beyanında kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterdiği, ancak sanıkların cep telefonunu sattıkları...'in telefonu satın almak için ödediği 80 TL'nin iade edilmediği olayda, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/03/2013 gün ve 2012/6-1232 E.,2013/106 K.sayılı kararında da açıklandığı üzere, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın, satıştan elde ettiği menfaati iade etmeden, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi, etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği gibi, eşyanın satın alınan kişiden alınarak mağdura iade edilmiş olması da 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesi kapsamında sanıklar tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabul edilemeyeceği nazara alınmadan 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere, yukarıda eleştiri konusu yapılan ve sanıkların gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının sanıkların lehine olması nedeniyle, bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamış, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Bozma üzerine yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 14/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.