2. Ceza Dairesi 2016/16529 E. 2017/7236 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

2. Ceza Dairesi 2016/16529 E. 2017/7236 K. — Yargıtay Kararı

2. Ceza Dairesi 2016/16529 Esas 2017/7236 Karar 04.07.2017
2. Ceza Dairesi 2016/16529 E.,  2017/7236 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen 08.10.2013 tarihli kararın, sanığın bilinen en son adresinden farklı olan başka bir adrese, 08.11.2013 tarihinde muhatap adreste tanınmadığından ve aynı zamanda MERNİS adresi olması sebebi ile 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 21. maddesine göre muhtara tebliğ yapıldığı, ancak sanığın mahkemeye verdiği en son adresine gerekçeli kararın tebliğe çıkartılmaması karşısında yapılan tebligatın geçersiz olduğu, sanık müdafinin temyizinin süresinde olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında mühür bozma suçundan 27.05.2011 tarihinde kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
6352 sayılı Yasa'nın 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2013 tarihli iade kararı sadece elektrik hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olup, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvuruları geçerli olduğundan, sanık müdafiinin temyiz isteminin mühür bozma suçundan 27.05.2011 tarihinde verilen karara yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan 08/10/2013 tarihinde kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık hakkında, borcundan dolayı kesilen suyu açarak kullandığından bahisle kaçak tespit tutanağı düzenlenmesi karşısında, öncelikle bilirkişiden rapor alınarak, şikayetçi kurumun vergisiz ve cezasız zararı hesaplattırılıp, sanığa “şikayetçi kurumun bilirkişi tarafından hesaplanan zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin usulüne uygun olarak bildirimde bulunularak makul bir süre verilip, sonucuna göre hakkında 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2013 tarihli yazısı ile dosyanın, 02/07/2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 82. maddesiyle 5237 sayılı TCK'nın 142/1-f maddesinin yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun'un 83. maddesiyle 5237 sayılı TCK'nın 163/3. maddesinin (karşılıksız yararlanma suçunun) yürürlüğe konulduğu, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, sanığın lehine olan kanun hükmünün belirlenmesi için bir değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle iade edildiği, bunun üzerine mahkemece sanığın bildirdiği en son adresten farklı olan MERNİS adresine, tanınmadığından bahisle muhtara duruşma günü bildirir davetiyenin usulsüz olarak tebliğ edildiği, duruşmadan haberdar olmayan sanığın yokluğunda karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması ve sanık hakkında TCK'nın 142/1-a maddesi uygulanmak suretiyle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı halde aynı Kanun'un 163/3. maddesi uygulanmadan önce sanığa ek savunma hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilip 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04/07/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın