2. Ceza Dairesi 2015/9613 E. 2018/5461 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

2. Ceza Dairesi 2015/9613 E. 2018/5461 K. — Yargıtay Kararı

2. Ceza Dairesi 2015/9613 Esas 2018/5461 Karar 02.05.2018
2. Ceza Dairesi 2015/9613 E.,  2018/5461 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, sanık ... için, mükerrerliğe esas alınan ilamda da TCK'nın 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrer sayılması gerekirken, mükerrerlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
III-Sanıklar ..., ..., ... hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Müşteki..., sanıkların daha önce ele geçirdikleri anahtar ile deponun kapısını açarak hırsızlık yaptıklarını beyan etmesi, soruşturma aşamasındaki beyanında ise, naylon açılarak olayın gerçekleştirildiğini söylemesi karşısında, adı geçen müşteki duruşmada hazır edilerek olayın tam olarak nasıl gerçekleştiği hususu sorulup sonucuna göre sanıkların eyleminin TCK’nın 142/2-d veya 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2-Dosya içerisindeki CD’ler incelendiğinde, söz konusu aracın gündüz vakti fabrikaya gittiğinin görüldüğü, temyiz dışı sanık ...’ın sabah 08.30 sıralarında sanık ...’ın yanına geldiğini söylediği, müşteki... ise saat 08.34 sıralarında aracın fabrikaya yanaştığı, saat 09.17’de ayrıldığı, olay esnasında sanık ...’ın bekçi olan temyiz dışı sanık ...’i oyaladığını beyan etmesi karşısında, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarının gece vakti işlenmediği halde sanıklar hakkında TCK'nın 143. ve 116/4. maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
3-Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu, ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden, adli sicil kaydına göre suç tarihinde sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen sanığın “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, ''katılan şikayetçi olması ve zararı giderilmediğinden CMK'nın 231. maddesinin uygulanmamasına ....'' biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepden dolayı BOZULMASINA, 02.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın