2. Ceza Dairesi 2015/1740 E. 2017/7874 K. — Yargıtay Kararı
2. Ceza Dairesi 2015/1740 Esas 2017/7874 Karar 12.09.2017
2. Ceza Dairesi 2015/1740 E., 2017/7874 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının ve hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nun 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken sebep olduğu yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın savunmasına göre konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığa konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen cezanın TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II-Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın 26.12.2013 tarihli savunmasında ... ile eve girdiğini ancak bir şey almadığını, ...’un ne aldığını bilmediğini ve müştekinin de soruşturma aşamasında evden çalınan bir şey olmadığını beyan etmeleri karşısında; suçun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, sanık hakkında tamamlanmış suçtan ceza tayin edilmesi, 2-İddianamede sanık hakkında TCK'nın 35. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, anılan maddenin uygulanmama ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması, 3-Sanığın 26/12/2013 tarihli savunmasında müştekinin zararını gidermek istediğini söylediği, müştekinin de 20/02/2013 tarihli celsedeki 3000 TL zararı olduğunu ve talep ettiğini beyan etmiş olması karşısında; gerektiğinde ödeme yeri de belirlenmek suretiyle sanığa makul bir süre içerisinde zararı tazmin etme imkanı sağlanıp sonucuna göre sanık hakkında mala zarar verme suçu yönünden TCK'nın 168/2. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.