2. Ceza Dairesi 2011/7391 E. 2011/5296 K. — Yargıtay Kararı
2. Ceza Dairesi 2011/7391 Esas 2011/5296 Karar 16.03.2011
2. Ceza Dairesi 2011/7391 E., 2011/5296 K.
T.C. YARGITAY 2. Ceza Dairesi
Kendiliğinden hak alma suçundan sanık ...'ın 765 sayılı TCK.nun 308/3, 308/4, 59/2.maddeleri uyarınca 12 ... hapis ve 45,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK.nun 231/5-6.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Terme Asliye Mahkemesinin 27.05.2010 tarihli ve 2010/54-248 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile zamanaşımının dolması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine ilişkin ÇARŞAMBA Ağır Ceza Mahkemesinin 26.08.2010 tarihli ve 2010/832 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 09.12.2010 ... ve 2010/13906-72765 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2011 ... ve 2010/327636 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; İtiraz merciinin Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi yerine Terme Ağır Ceza Mahkemesi olarak yazılmasının yazım hatasından kaynaklandığı ve mahallinde mahkemesince düzeltilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yasa yoluna başvurulması halinde, itiraz merciin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin koşullarının olup olmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığını inceleyebileceği, mercii tarafından suçun sübutu nitelendirilmesi gibi esasa ilişkin değerlendirme yapılamayacağı, açıklanmayan mahkumiyet hükmü içeriğindeki hukuka aykırılıkların denetlenemeyeceği, bu gibi hukuka aykırılıkların ancak davanın düşmesi kararı verildiğinde veya hükmün açıklanması ya da yeni bir hüküm kurulması halinde temyiz yasa yolu ile incelenebileceği cihetle, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Sanık hakkında Terme Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2010 tarih 2010/54-248 sayılı kararı ile kendiliğinden hak alma suçundan 5271 sayılı CMK.’nın 231/5. maddesi uyarınca Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, sanığın itirazı üzerine, Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesince, davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle itirazın kabulüne ve kamu davasının 765 sayılı TCK.'nın 102/4.maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir. İtiraz mercii Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, kanun yararına bozma istemine konu 26.08.2010 tarihli kararının, başlık bölümünde mahkeme adının “Çarşamba” yerine “Terme” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir. 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5.fıkrasında “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder” şeklindeki düzenleme nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, aynı maddenin 12.fıkrası uyarınca itiraza tabi bulunan bu karar yönünden, itiraz merciince ancak 5271 sayılı yasanın 231. maddesindeki koşulların bulunup bulunmadığına ilişkin sınırlı bir değerlendirme yapılabilecek, anılan maddenin 5. fıkrası uyarınca henüz varlık kazanmamış olan hükmün denetlenmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 ... ve 2009/4-13 Esas, 2009/12 sayılı kararında da belirtildiği üzere, anılan yasanın 231 ve 271. maddelerindeki düzenlemelere aykırı olacaktır. Hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü yasa yolları denetimine konu olabilecektir. Bu itibarla; açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet hükmünün, hükmün açıklanması, düşme kararı verilmesi veya yeni bir mahkûmiyet hükmünün tesisinden sonra ancak temyiz incelemesine konu olabilmesi, temyiz yasa yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde ise koşulları bulunduğu takdirde yasa yararına bozma yasa yolu ile incelenebilecek olması ve ancak bu aşamada hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkların denetlenebilecek olması karşısında, açıklanmayan ve hukuken varlık kazanmamış bulunan hükmün, içeriğine dahil bulunan hukuka aykırılıkların, itiraz yolu ile incelenmesi olanağı bulunmadığından, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (ÇARŞAMBA) Ağır Ceza Mahkemesinden verilip keşinleşen, 26.08.2010 ... ve 2010/832 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 16.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.