2. Ceza Dairesi 2011/26730 E. 2013/7809 K. — Yargıtay Kararı
2. Ceza Dairesi 2011/26730 Esas 2013/7809 Karar 11.04.2013
2. Ceza Dairesi 2011/26730 E., 2013/7809 K.
Tebliğname No : 2 - 2009/94427 MAHKEMESİ : İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 09/10/2008 NUMARASI : 2007/391 (E) ve 2008/659 (K) SUÇ : Kamu Görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesine göre 01.12.2008 tarihinde yapılan tebligat parçasında, sanığın komşusunun ad ve soyadının yazılmaması nedeniyle, yapılan tebliğin geçersiz olduğu anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine 15.12.2008 tarihinde yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir. Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK .nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi, 2- Mağdurun bir tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan bir zararının da belirlenemediği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve adli sicil kaydında geçen mahkumiyetlerinin de silinme koşullarının oluştuğu anlaşılan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231. maddesindeki diğer koşulların tartışılması gerekirken, “sanığın bir daha suç işlemeyeceği yolunda kanaat oluşmadığı, sanık hakkında CMK.nun 231/6. maddesinde yazılı şartlar tamamen bulunmadığından” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile 5271 Sayılı Kanunun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.