2. Ceza Dairesi 2010/6400 E. 2011/38478 K. — Yargıtay Kararı
2. Ceza Dairesi 2010/6400 Esas 2011/38478 Karar 14.11.2011
2. Ceza Dairesi 2010/6400 E., 2011/38478 K.
Tebliğname No : 2 - 2008/140640 MAHKEMESİ : Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 04/12/2007 NUMARASI : 2007/906 SUÇ : Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)-Gerekçeli karar başlığında, sanığın soyadının Çiftçioğlu yerine Çifçioğlu olarak yanlış yazılması, 2)-Uzlaşma kapsamındaki suçlardan olan hakaret suçu nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin; 5271 sayılı CMK.nun uzlaştırma işlemlerinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 253 ve 254. maddelerinde öngörülen yöntem izlenmek suretiyle yerine getirilmesi zorunlu olduğu halde, sanığa uzlaşma teklif edilmeden sanık müdafiinin 27.12.2005 tarihli celsedeki uzlaşma taleplerinin olmadığı şeklindeki beyanı yeterli görülerek eksik ve usulsüz işleme dayalı olarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, 3)-5237 sayılı TCK.nun 129/1. maddesine göre, hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebileceği, ceza vermekten vazgeçilmesi halinde de 5237 Sayılı TCK hükümlerinin sanık lehine olacağı gözetilmeden ve bu husus tartışılmadan sanık hakkında hakaret suçundan 765 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 4)-5320 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5347 sayılı yasanın 3. maddesi ile eklenen geçici 1. maddesinde, “bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ceza mahkemelerinde açılmış bulunan davalardaki şahsi hak talepleri bu mahkemelerce sonuçlandırılır” biçimindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında hakaret suçundan 765 Sayılı TCK hükümleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiş olmasına göre, olayın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek katılan lehine hak ve nesafete uygun bir miktarda manevi tazminata hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, 5)-Daha önce kasıtlı bir suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir mahkumiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunun değerlendirildiği yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden koşulları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş katılan ve vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.