19. Hukuk Dairesi 2016/1395 E. 2016/9678 K. — Yargıtay Kararı
19. Hukuk Dairesi 2016/1395 Esas 2016/9678 Karar 30.05.2016
19. Hukuk Dairesi 2016/1395 E., 2016/9678 K.
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalının müvekkili banka ile imzaladığı sözleşme gereği kendisine verilen kredi kartından kaynaklanan borç nedeniyle kredi kartı hesabı kat edilerek tebliğ edilen ihtarnameye rağmen borcunu ödemeyen davalıya karşı takibe geçildiğini ve davalının haksız ve kötüniyetli itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline ve takibin aynen devamına, %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, davacı bankanın keşide ettiği hesap kat ihtarnamesinin Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 10. maddesi hükmüne uygun olmadığından muaccel olmayan alacakları için talepte bulunamayacağı, bu yönden bankanın taksitli nakit avans ve alışverişten kaynaklanan muaccel olmamış 9.752,37 TL asıl alacağı için ayrıca takip yapabileceği 18.08.2014 takip tarihi itibariyle muaccel olmuş 26.373,37 TL için itirazın iptalini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava konusu uyuşmazlık 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'na istinaden davalıya verilen kredi kartından kaynaklanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlıkta uygulanacak yasa Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'dur. Mahkemece hukuki tavsifte hataya düşülerek somut olayda uygulama yeri bulunmayan 4077 sayılı Yasa'nın 10. ve 10/a maddeleri uygulanarak düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilmesi doğru değildir. Taraflar arasında yazılı bir kredi kartı kullanım sözleşmesi olmasa dahi 5464 sayılı Yasa ile ilgili hükümlerin uygulanması gerekir. Hesabın kat edilmesi ile birlikte alacak muaccel hale gelir. Mahkemece bu hususlar göz önüne alınarak alınacak yeni bir bilirkişi raporu ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dosya içeriği ile uygun olmayan bilirkişi raporu esas alınarak yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 2-Ayrıca kabule göre de, davalının vekili olmadığı halde lehine vekalet ücreti takdiri de doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.