19. Hukuk Dairesi 2013/16087 E. 2013/18901 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

19. Hukuk Dairesi 2013/16087 E. 2013/18901 K. — Yargıtay Kararı

19. Hukuk Dairesi 2013/16087 Esas 2013/18901 Karar 27.11.2013
19. Hukuk Dairesi 2013/16087 E.,  2013/18901 K.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak-yargılanmanın yenilenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla kredi sözleşmesini imzaladığı iddiasıyla davalı tarafından müvekkili hakkında açılan itirazın iptali davasında müvekkilinin adresi usulüne uygun olarak araştırılmaksızın 20 yıl önceki adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılmış olması nedeniyle müvekkilinin davadan haberdar olmadığını ve böylece savunma hakkının kısıtlandığını, yine eski adresine mernis adresi araştırılmaksızın gerekçeli kararın Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereği tebliğ edilerek kararın kesinleştirildiğini ileri sürerek 6100 sy. HMK'nın 375. maddesinin maddesinin ç) ve h) maddeleri gereği yargılamanın iadesi taleplerinin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yapılan tebligatların geçersizliğine, kredi sözleşmesindeki müvekkili adına atılı kefil imzasının müvekkiline ait olmadığının tespitiyle müvekkilinin kefil olarak borcunun bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın dilekçesine konu iddiaların yasada sayılan yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında yer almadığını, davacının kredi sözleşmesindeki adresine çıkarılan tebligatın bila tebliğ dönmesi üzerine aynı adrese usulüne uygun olarak Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereği tebligat yapıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davacının yargılamanın iadesi talebinin yasal süresinde olduğu, davacı tarafın dayandığı tebligatın usulsüz olarak yapılması ve sözleşmedeki imzanın kendisine ait bulunmaması iddialarının dayanılan sebeplere ve ayrıca HMK'nun 375 maddesinde belirtilen diğer sebeplere uygun olmadığı, üstelik taraflar arasındaki sözleşmenin 19. maddesinde ...'in adresinin mevcut olup bu adresin kanuni ikametgah olarak kabul edildiğinin ve bu adrese yapılacak tebligatların şahsına yapılmış sayılacağının, adres değişikliği halinde yeni adresin en kısa zamanda noter aracılığı ile bankaya bildirileceğinin kabul ve taahhüt edildiği ve ...'in bu adresine çıkarılan tebligatların sözleşmede belirtilen adrese çıkarılmış olup iade edilmesi sebebiyle TK'nın 35. maddesine göre tebligat çıkarılmasının da usul ve yasaya aykırı olmayıp bu eylemin alacaklı ... Bankası A.Ş.'nin bir hilesi olarak kabul edilmesinin düşünülemeyeceği sonucuna varıldığından HMK'nun 379/2 maddesi gereğince davanın esasına girilmeden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 27.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın