19. Ceza Dairesi 2015/6119 E. 2017/945 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

19. Ceza Dairesi 2015/6119 E. 2017/945 K. — Yargıtay Kararı

19. Ceza Dairesi 2015/6119 Esas 2017/945 Karar 08.02.2017
19. Ceza Dairesi 2015/6119 E.,  2017/945 K.

MAHKEMESİ : Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I- Sanık ... hakkında birleşen 2010/195 esas sayılı dava dosyasından kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, sanıklara ilişkin hükümden TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp, yerine ''24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına," ibaresi yazılmak suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Diğer hükümlere ilişkin temyiz incelemesine gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıklar ... ve ...hakkında Yerel Mahkemenin 2009/388 Esaslı Dosyasıyla Birleşen 2010/249 Esas sayılı dosyasından 5846 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
Sanık ...’in 03/05/2010 tarihli beyanında işyerini 2009 yılının Haziran ayı ortalarında devrettiğini ifade etmesine rağmen sanık ...’ın 28/07/2009 tarihli beyanında, iş yerini 16/07/2009 günü devraldığını ifade ettiği, sanık beyanları arasında çelişki bulunduğu, işyeri vergi levhası ve ödeme kaydedici cihaz belgesinin sanık ...adına olduğu, ödeme kaydedici cihaz belgesi tarihinin 01/07/2009 olduğu, sanık ...’ın 17/01/2011 tarihli duruşma beyanında sanıklar ...ile ...’ın ortak olduklarını beyan etmesi; yakalama ve olay yeri tutanağı ile sanıklar ... ve ...’ın birbirleri ile uyumlu beyanlarına göre ise, sanık ...’ın kitapların kolilerden çıkartılmasına yardımcı olduğu anlaşılmakla, sanıkların üzerlerine atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile beraatlerine karar verilmesi
2- Sanık ... hakkında Yerel Mahkemenin 2009/388 esaslı dosyasıyla birleşen 2010/176-144-141 esas ve asıl dosya olan 2009/388 esas sayılı; sanık Hakan Güngör hakkında 2010/176 esas sayılı dava dosyalarından kurulan hükümlere ilişkin yapılan incelemede,
a- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğu cihetle; sanık ... hakkında açılan ve asıl dosya ile birleştirme kararı verilerek görülen 2010/176, 2010/144 ve 2010/141 esas sayılı dava dosyalarının incelenmesinde, kamu davalarına konu suçların işlendiği tarihler arasındaki zaman aralığı ve iddianame tarihleri açısından hukuki kesintinin gerçekleşmemiş olması karşısında, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işlediği anlaşıldığından, sanık hakkında TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca uygulama yapılması yerine ayrı ayrı hüküm kurulması,
b- Sanık ... hakkındaki 2009/388 esas sayılı dava dosyasına ilişkin olarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğu ve ve suça konu eserlerle ilgili olarak şikayet bulunmasının da durumu değiştirmeyeceği cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylemler nedeniyle sanık hakkında, İzmir 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 15/10/2012 tarih ve 2012/586 esas, 2012/471 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 02/11/2015 tarih ve 2015/7994 esası ile incelenerek bozulmasına karar verilen dava dosyasının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosyaların birleştirilmesi, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
c- Yayıncılar Meslek Birliğinin sanıklar hakkında şikayetçi olup hak sahibi olduğunu ispatlaması ve davaya katılan olarak kabul edilmesi karşısında, eylemin 5728 sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı Kanun’un 71/1 ve 81/13. maddeleri kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
d- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafilerinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yeniden yapılacak yargılamada CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08/02/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın