18. Hukuk Dairesi 2012/2222 E. 2012/3880 K. — Yargıtay Kararı
18. Hukuk Dairesi 2012/2222 Esas 2012/3880 Karar 12.04.2012
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/2222 E., 2012/3880 K.
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, toplu yapı yönetiminin ada temsilciler kurulu üyelerinin belirlenmesine ilişkin kararının iptali, 10.05.2009 tarihinde yapılan A-201 Blok kat malikleri kurulunda seçilen ..., ..., ... ve ...'nun ada blok temsilcisi olarak seçilmiş olduklarının ve seçimin geçerliliğinin tespiti ile toplu yapı yönetim kurulunun kararlara müdahale etme yetkisinin bulunmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz Isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava, birden çok parsel üzerinde (33 adet parselde) kurulu bulunan sitede, site üst yönetimi kararının iptali ile üst yönetimin blok kat malikleri kurulu kararlarına müdahale etme yetkisinin bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerle, tapu kayıtlarının ve yönetim planının incelenmesinde; davaya konu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu ve Kat Mülkiyeti Yasası'nda değişiklik yapılmasına ilişkin 5711 Sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Yasası'nın 66 ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlıkta Kat Mülkiyeti Yasası hükümleri değil, genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Buna göre görev hususu da genel hükümler uyarınca belirlenmelidir. Mamelek hukukundan doğan davalar dışındaki davalarda asliye hukuk mahkemelerinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin görevi ise istisnadır. Özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen ve konusu para ile ölçülemeyen bütün dava ve işler asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bu nedenle mahkemece, genel hükümlere göre asıl görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.