18. Hukuk Dairesi 2008/9787 E. 2009/1357 K. — Yargıtay Kararı
18. Hukuk Dairesi 2008/9787 Esas 2009/1357 Karar 19.02.2009
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2008/9787 E., 2009/1357 K.
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Kat Mülkiyeti Yasasının 20.maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre ortak giderden payına düşeni ödemeyen bağımsız bölüm malikinin ödemede geciktiği günler için ödemekle yükümlü bulunduğu gecikme tazminatının başlangıç gününün açıkça saptanmış olması gerekir. Dava konusu ortak giderin dayanağını oluşturan kat malikleri kurulu kararına davalı katılmışsa karar tarihi, kararın alındığı toplantıya katılmamışsa bu kararın kendisine tebliğ edildiği ya da başka bir biçimde borcunu öğrendiği tarih, bu da yoksa hakkında açılan icra takibi nedeniyle ödeme emrinin tebliğ edildiği tarih esas alınmalıdır. Mahkemece, yukarıdaki esaslar dikkate alınarak davalının ortak gider borcunu öğrendiği günün açıkça belirlenmesi, icra takibinden önce öğrenmediği saptandığında gecikme tazminatının ödeme emrinin tebliğinden itibaren başlatılması gerekir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davaya konu edilen anayapının ortak gider alacağından dolayı davalı Belediyeye 12.09.2006 tarihinden önce herhangi bir tebligat yapılmadığı, belirtilen tarihte davalının 12.272 TL borcunun bulunduğunun kendisine bildirildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda değinilen Yargıtay uygulaması doğrultusunda gerekli incelemenin yapılıp davalı Belediyeye dava konusu borçtan dolayı 12.09.2006 tarihinden önce bu borcu ödemesi konusunda (borcun niteliği ve miktarı da belirtilmek suretiyle) herhangi bir bildirimde bulunulup bulunulmadığının yöntemince araştırılması sonucunda davalının temerrüde düştüğü tarihin açıkça belirlenip gecikme tazminatının buna göre hesaplanması gerekirken, borcun ait olduğu aydan itibaren gecikme tazminatının işletilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.