17. Hukuk Dairesi 2014/1223 E. 2015/7402 K. — Yargıtay Kararı
17. Hukuk Dairesi 2014/1223 Esas 2015/7402 Karar 14.05.2015
17. Hukuk Dairesi 2014/1223 E., 2015/7402 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, borçlu hakkında yürütülen takipte borca yeter mal varlığı tespit edilemediğini, borçlunun adına kayıtlı taşınmazını alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla kardeşi olan diğer davalıya satarak devir ettiğini ileri sürerek satış işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı 3.kişi ...'e TK'nun 35.maddesine göre tebligat yapılmıştır. Davalı borçlu ... davaya cevap vermemiştir. Mahkemece borçlunun taşınmazını borcun doğumundan sonraki bir tarihte kardeşine satarak devir ettiğini, İİK'nun 278/3.maddesi uyarınca kardeşler arasında yapılan ivazlı tasarrufların bağışlama hükmünde olduğu, İİK'nun 278/1.maddesi uyarınca bağışlama hükmündeki tasarrufların ise batıl olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu tasarrufun icra takip dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı kalacak şekilde iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir. Dava, İİK'nun 277 vd maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. HMK'nda mahkemenin yasada gösterilen belirli durumlar ayrık olmak üzere, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için yasaya uygun şekilde davet
etmeden karar veremeyeceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda yurt dışında ikamet ettiği anlaşılan davalı ...'in Türkiye'deki adresine Tebligat Kanunun 35.maddesine göre duruşma davetiyesi ve dava dilekçesi tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Davalının yurt dışı adresi davacı vekilince daha önce bildirildiği halde Türkiye'deki adresine TK'nun 35.maddesine göre tebligat yapılması usul ve yasaya aykırıdır. Adı geçen davalıya Anayasada da açıkça yer verilen savunma hakkını kullanabilmesi için dava dilekçesi ve davetiyenin Tebligat Kanunu ve ilgili tüzük hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmesi gerekirken kamu düzenine ilişkin bu yön gözardı edilerek davalının yokluğunda hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 14.5.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.