17. Ceza Dairesi 2019/7940 E. 2019/10174 K. — Yargıtay Kararı
17. Ceza Dairesi 2019/7940 Esas 2019/10174 Karar 26.06.2019
17. Ceza Dairesi 2019/7940 E., 2019/10174 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Gerekçeli karar başlığında suç adı olarak, hırsızlık suçu yerine güveni kötüye kullanma suçunun yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Suça konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi gereğince hırsızlık suçuna konu 2.352,00 TL değerindeki cep telefonunun çalınması şeklindeki eylemde, temel ceza belirlenirken alt sınırdan ceza tayin edilmesi ile hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından, sanık hakkında tekerrüre esas alınan Şişli 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/1502 Esas ve 2009/1474 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin 5237 sayılı TCK'nun 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nun 157/1. maddesinde tanımı yapılan basit dolandırıcılık suçunun da, uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nun 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre ayrıca sanığın bozma kararının lehe olması sebebiyle ilk kararda belirtilen tekerrüre esas alınan ilamlar sebebiyle tekerrür süresi açısından kazanılmış hakkı da korunarak sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK'nun 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin ve uzlaştırma giderlerinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nun temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; hükümden yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Bozma kararı öncesi belirtilen yargılama giderlerinin sanıktan tahsilin bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderleri ve uzlaştırma giderlerinin ise Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.