17. Ceza Dairesi 2017/186 E. 2017/2902 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

17. Ceza Dairesi 2017/186 E. 2017/2902 K. — Yargıtay Kararı

17. Ceza Dairesi 2017/186 Esas 2017/2902 Karar 13.03.2017
17. Ceza Dairesi 2017/186 E.,  2017/2902 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Beraat

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
16.03.2010 gün, 2009/341 Esas ve 2010/140 Karar sayılı mahkeme ilamının temyizi üzerine Dairemizce verilen 21.05.2015 tarih 2015/1826 Esas ve 2015/2661 Karar sayılı bozma ilamı ile; sanık ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hüküm ile ilgili, katılana ait.... IMEI nolu Nokia .. marka cep telefonunun en son 28.09.2009 saat 22.27.37'de katılana ait.... nolu hat ile kullanıldığı, sanık ...'a ait olan ... nolu hattın aynı gece iki saat içinde katılana ait telefona takıldığı, sanık ...'ın savunmasında telefonu seyyar satıcıdan aldığını beyan ettiği, ancak dosya içerisinde bulunan HTS kayıtlarına göre telefonun suç tarihinde sanık ...'ın ağabeyi ... tarafından kullanıldığının sabit olduğu, daha sonra da sanık ...'ın bu telefonu kullandığı anlaşıldığından sanığın mahkumiyeti yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi ve sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili de, katılanın aşamalarda alınan beyanında, alışveriş sonrası çantasını aracın üzerinde unutarak aracı ile evine gittiği, 15 dakika sonra evine geldiğinde çantayı unuttuğunu hatırlayarak tekrar alışveriş merkezindeki otoparka döndüğü, çantanın aracın üzerinde unutulması sebebiyle nerede düştüğünün tam olarak belli olmaması nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince TCK'nın 160. maddesinde yer alan ve şikayete tabi kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunun karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde uygulama yapılması nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, 17.12.2015 tarihli duruşmada mahkeme tarafından bozmaya uyulduğu, mahkemenin 29.12.2015 tarih, 2015/478 Esas ve 2015/834 Karar sayılı kararı ile sanık ... açısından, Yargıtay'ın bozma ilamında suç vasfının değişme ihtimaline binaen mahkememiz bozma ilamına uyduğu, bu hususta sanığa ek savunmada verildiği, ancak gerek daha önceki beraat kararı gerekçesinde belirtildiği gibi ve gerekse dosya içerisindeki tüm bilgi belge ve beyanlardan sanığın suça konu çantayı veya telefonu çaldığı veyahutta unutulduğu yerden aldığına ilişkin kesin ve net herhangi bir delil bulunmadığı, zira suç tarihi olan 28/09/2009 tarihinden yaklaşık 23 gün sonra yani 21/10/2009 tarihinde suça konu telefonun sanığın kardeşi
olan diğer sanık ...'ın hattında kullanıldığı HTS raporunda bildirildiği, sanığın eşinin kullanımında olan hattın çok kısa bir süre telefonda kullanılmasının sonuca etkisi bulunmadığı zira sanığın suça konu telefon ile herhangi bir teması olduğuna ilişkin delil bulunmadığı gibi kendi hattında kullanılmış olsa bile bu telefonun diğer sanık tarafından satın alındığı düşüncesi ile kullanıldığı sonucu ortaya çıkar ki burda da suçun unsurlarının oluşmasının mümkün olmadığı sanığın telefonu kardeşi ...t'a ait olduğu inancı ile hareket ettiği, sanığın gerek iddianamede gerek üzerine atılı hırsızlık suçundan ve gerekse Yargıtay bozması üzerine kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunun hiçbir şekilde oluşmadığı, bu nedenle sanığın üzerine atılı iddianamedeki suçun oluşmadığı anlaşıldığı, sanık ... açısından ise; sanığın savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği, her ne kadar Yargıtay bozma ilamında sanığın cezalandırılması gerektiği yönünde bozma kararı verilmiş ise de, yukarı da diğer sanık ile ilgili belirtilen gerekçenin aynı şekilde bu sanık yönünden de geçerli olduğu, zira bu sanığın savunmasında suça konu telefonu seyyar satıcıdan aldığını ve bu şekilde telefonu kullandığını savunduğu, bu savunmasını çürütebilecek dosyada herhangi bir kesin net ve somut bir delilin bulunmadığı, Yargıtay'ın bozma ilamının da esasen HTS raporunda sanığa ait telefonun kullanılmış olmasına gerekçeyi bağlamış ise de, salt suça konu telefonun sanığa ait telefon hattında kullanılmasınına mahkumiyet için kesin delil olmadığı, ancak diğer deliller ile birleştiğinde HTS raporunun anlam ifade edebileceği, dosyada sanığın savunmasının aksine delil bulunmadığı, varsayıma dayalı olarak da sanık hakkında mahkumiyet kararı verilemeyeceği anlaşıldığının belirtilerek her iki sanık hakkında beraat kararı verildiği, dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemenin 29/12/2015 günlü direnme kararı incelenmesine göre, Dairemizin bozma kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması, dosya içerisinde bulunan 28.10.2009 tarihli GSM operatörü Avea'nın cevap yazısı içeriğine göre suç tarihi olan 28.09.2009 tarihinde katılanın telefonunu düşürdüğünü anladıktan sonra aynı gün sanık ...'a ait 5546114861 numaralı hattının suça konu telefona takıldığının sabit olması karşısında, sanık ... hakkında TCK'nın 160. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılmaması ve sanık ... kardeşi diğer sanık ...'ın da aynı telefonu 08 Ekim-10 Ekim 2009 tarihleri arasında AVEA'ya ait ... numaralı hattı takarak kullandığı ve 03.11.2009 tarihli Turkcell yazı içeriğine göre 21.10.2009 tarihinde de yine sanık ...'ın kendisine ait ... numaralı hattı suça konu telefona takarak kullanmaya devam ettiği bu şekilde eylemine uyan TCK'nın 165. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği halde, beraatlerine karar verildiği anlaşıldığından dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 13.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın