17. Ceza Dairesi 2017/1399 E. 2017/4353 K. — Yargıtay Kararı
17. Ceza Dairesi 2017/1399 Esas 2017/4353 Karar 12.04.2017
17. Ceza Dairesi 2017/1399 E., 2017/4353 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Hükümlü hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesinde; Hak yoksunluklarına hükmedilirken yanılgılı hüküm kurulmuş ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz evresinde re'sen ve doğru olarak, TCK'nın 53. maddesinin 1 ila 3. fıkralarında öngörüldüğü biçimde uygulanması mümkün görüldüğünden ve Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibariyle infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre hükümlü ...'ın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, II-Hükümlü hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçları yönünden kurulan hükümlerin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların hükümlü tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Dosya arasında bulunan 26.03.1993 tarihli "zabdetme tutanağı" içeriğine göre hükümlünün, mağdurdan çaldıkları bir kısım eşyanın bulunduğu yeri göstererek iadesini sağladığının anlaşılmasına göre mağdurun kısmi iadeye muvafakat edip etmeyeceği sorulduktan sonra hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Mağdurun 02.06.2009 tarihli celsede şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; suç tarihinde mala zarar verme suçunun şikayete tabi olduğu gözetilmeyerek, 5237 sayılı TCK'nın 73. maddesinin 4.fıkrasına göre davanın düşmesine karar verilmesi yerine, yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'ın temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 12.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.