17. Ceza Dairesi 2016/19692 E. 2017/5555 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

17. Ceza Dairesi 2016/19692 E. 2017/5555 K. — Yargıtay Kararı

17. Ceza Dairesi 2016/19692 Esas 2017/5555 Karar 09.05.2017
17. Ceza Dairesi 2016/19692 E.,  2017/5555 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'ın duruşmada bildirdiği adrese yapılan gerekçeli karar tebliğinin 21/01/2015 tarihinde bila-tebliğ iade olunmasından sonra, mernis adresi üzerinden Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan tebliğe ilişkin tebligat parçasında 19/02/2014 tarihi yazmakta ise de, gerek bu tarihin karar tarihinden önceki bir tarih olması gerekse bila tebliğ iade olunan tebligatın tarihi nazara alındığında, tebliğ yılının sehven yanlış yazıldığı ve bu itibarla gerekçeli karar tebliğinin 15/02/2015 tarihi olduğu anlaşılıp, sanığın öğrenme üzerine yaptığı 16/01/2015 tarihli temyizinin süresinde olduğunun kabulüyle yapılan incelemede;
A-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesi neticesinde;
Hükmün sanığın yokluğunda verildiği, duruşmada beyan ettiği adresine tebliğe çıkarıldığı, bila tebliğ iade edilmesi üzerine mahkemece mernis adresi güncellenerek 04.02.2015 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edildiği, sanığın temyiz etmemesi üzerine 21.02.2015 tarihinde kesinleştirme yapıldığı, sanık tarafından infaz aşamasında öğrendiğinden bahisle hükmün 04.06.2015 tarihinde temyiz edildiği, mahkemece temyiz talebinin süresinde yapılmadığından dolayı 05.06.2015 tarihinde reddedildiği, sanığın 08.04.2016 tarihli dilekçesi ile yeniden yargılanma talebinde bulunduğu, mahkemece bu talebin 08.04.2016 tarihinde reddedildiği, sanığın 13.04.2016 tarihinde infaz durdurma ve temyiz talepli dilekçe verdiği, mahkemece daha önce temyiz talebinin reddine karar verildiğinden bahisle bu talebin 22.04.2016 tarihinde reddedildiği, sanığın son olarak 28.04.2016 tarihinde infaz durdurma ve temyiz talepli dilekçe gönderdiği, mahkemece 24.08.2016 tarihinde dosyanın diğer sanıkların temyizi üzerine Yargıtay ilgili dairesine gönderildiği, Ceza Genel Kurulu'nun 2011/274-300 27/11/2010 tarih; 06/12/2008 gün 144-234, 23/09/1974 gün 224-408 ve 16/04/1973 gün 213-345 sayılı kararı doğrultusunda, sanığın taleplerinin eski hale getirme niteliğinde olduğu ve eski hale getirme konusunda karar verme yetkisinin Yargıtay’da olduğu gözetilmeden mahkemece ret karar verilmiş ise de, mahkemenin 05/06/2015 tarihli ek kararının yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
04.02.2015 tarihinde sanık ...'e Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi delaletiyle halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 310/1 maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal süreden sonra 04.06.2015 tarihinde temyiz eden sanık ...'in temyiz isteğinin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak olarak REDDİNE,
B-Sanıklar ..., hakkında suç eşyasının satın alınması, veya kabul edilmesi, sanıklar ..., ... ve ... hakkında mala zarar verme ve suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesi neticesinde;
Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanıklar ..., ..., ... ve ...'nun temyiz nedeni yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
C-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesi neticesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müşteki ...'ın aşamalardaki beyanlarında suça konu işyerinin depo olarak kullanıldığını beyan etmesi karşısında; keşif yapılıp suça konu yerin bağımsız olarak depo olduğunun anlaşılması karşısında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun oluşmayacağı gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Müşteki ...'ın 18/02/2011 tarihi saat: 09.00'da fark ettiği hırsızlığa konu kamu davasına konu olayda, geceden sayılan zaman diliminin saat 05.55 ve öncesine ilişkin olduğu, sanıkların suçlamayı kabul etmedikleri ifadelerinde ve dosya kapsamındaki diğer delillere göre suç saatinin kesin olarak tespitine ilişkin bir veri bulunmadığının ve bu itibarla bu husustaki şüphenin sanıklar lehine yorumlanması gerektiği gözetilmeden sanıklar hakkında TCK'nın 143 ve, işyeri olduğunun kabulü halinde, 116/4. maddesinin tatbikiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozmanın mahiyeti itibariyle hükmü temyiz olunmaksızın kesinleşen sanık ...'e teşmiline karar verilmesine, 09.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın