15. Hukuk Dairesi 2009/4392 E. 2009/5710 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

15. Hukuk Dairesi 2009/4392 E. 2009/5710 K. — Yargıtay Kararı

15. Hukuk Dairesi 2009/4392 Esas 2009/5710 Karar 27.10.2009
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/4392 E.,  2009/5710 K.

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -

Dava, kamu ihalesinde yükleniciye yapılan fazla ödemenin idare elemanlarından ve yükleniciden tahsili istemine ilişkin olup, mahkemenin red kararı davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Bakanlık hastane bahçesinin aydınlatma işinde 18.07.2003 tarihli müfettiş raporu uyarınca yükleniciye fazla ödeme yapıldığının belirlendiğini, fazla ödemenin iadesi için icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, bu fazla ödemede ... Sigorta Müdürlüğünde görevli idare elemanlarının da kusurlarının bulunduğunu belirterek fazla ödeme sonucunda oluşan idare zararının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme idare elemanlarının kusurlu olduklarını ancak fazla ödeme olmadığına dair bilirkişi raporuna itibar ederek davanın reddine karar vermiştir. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 2006/119 Esas, 2007/411 Karar numaralı dosyada davalı yüklenici şirket yetkilileri ile idare elemanları aleyhine resmi araştırmaya ve kamu taahhütlerine hile karıştırmak ve görevi ihmal suçundan dava açılmış ve sonucunda bir kısım sanıkların beraatine bir kısım sanıkların mahkumiyetine karar verilmiştir. Bu karar kesinleşmemiştir. Borçlar Kanunu 53. maddesi uyarınca maddi olayın varlığına dair ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı hukuk hakimini bağlayacağından bu davanın sonucunda verilen kararın kesinleşmesinin beklenerek sonucuna göre zararın varlığı ya da yokluğu konusunda karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak red kararı verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüne mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın