15. Ceza Dairesi 2017/2435 E. 2017/26847 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

15. Ceza Dairesi 2017/2435 E. 2017/26847 K. — Yargıtay Kararı

15. Ceza Dairesi 2017/2435 Esas 2017/26847 Karar 12.12.2017
15. Ceza Dairesi 2017/2435 E.,  2017/26847 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık,Sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan ... vekili tarafından her iki suç yönünden ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından dolandırıcılık suçu yönünden temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, ... Ticaret isimli işyerini işlettiği, katılanların bu işyerinden alışveriş yaptıkları ve karşılığında 700 TL bedelli senedi imzalayıp verdikleri, katılanların vermiş olduğu 700 TL bedelli senedin bedel kısmındaki 700 TL'nin önüne 1 rakamını eklediği, yazı ile belirtilen kısımda ise "Bin yedi yüz" yazdığı, sanığın bu senet ile Silifke İcra Müdürlüğüne başvurarak 1700 TL gibi görünen senedin 1000 TL'lik kısmı için icra takibi başlattığı iddia edilen olayda;
1)Sanık hakkında sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Senet üzerinde mahkeme heyetinin incelemesi sonucu ve alınan bilirkişi raporuna göre suça konu senedin aldatma gücüne haiz olmadığının belirlendiği anlaşıldığından sahtecilik suçunun yasal unsurunun oluşmadığına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen eylemin yasada suç olarak tanımlanmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin sanığın suçu işlediğine dair temyiz itirazlarının reddiyle, beraatine ilişkin hükmün ONANMASINA,
2)Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın suça konu senedi 1.000 TL’lik kısmı için takibe koyduğu,katılanların sanığa bir kısım borçlarının devam ettiği gözetilerek sanık ile katılanlar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve sanığın dolandırıcılık kastı ile hareket ettiğine dair delil elde edilemediği anlaşıldığından tebliğnamedeki eksik inceleme ile karar verildiğinden bahisle bozma isteyen düşüncesine iştirak edilmeyerek mahkemenin beraatine dair kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın,suça konu senedi katılanlardan yaptıkları alışveriş sırasında aldığı ve böylelikle eyleminin önceden doğan borç kapsamında olmadığı,sanığın, katılanlarla arasında ki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu ve dolandırıcılık kastı ile hareket etmediğinden dolayı CMK.nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine dair hüküm kurulması gerekirken sanığın eylemi yanlış nitelendirilerek CMK.nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine dair hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından“223/2-a” çıkartılarak yerine “223/2-e” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın