15. Ceza Dairesi 2017/11368 E. 2017/22147 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2017/11368 Esas 2017/22147 Karar 01.11.2017
15. Ceza Dairesi 2017/11368 E., 2017/22147 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : TCK'nın 155/2, 43/1, 62, 52/2-4 ve 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın, kendisinin de eski bir SGK çalışanı olduğunu ve emeklilik konusunda bilgisi bulunduğunu, katılan ...'ın eşi ... ile diğer katılan ...'in SGK'dan emekli olması çin gerekli işlemleri yaptıracağını ve emekli maaşı bağlatacağını belirterek, katılan ...'dan 22.500 TL, katılan ...'ten ise 23.180 TL aldığı ve emeklilikle ilgili hiç bir işlem yapmadığı gibi aldığı paraları da iade etmediği şeklindeki olayda; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sair temyiz itirazlarının reddine; ancak; UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, sanık hakkında benzer şekilde, emeklilik işlemlerini halledeceğini söyleyerek farklı kişilerden para alıp, işlemleri halletmediği ve paraları da iade etmediği iddiasıyla açılan ve hakkında mahkumiyet hükümleri verilen bir çok davanın bulunduğu, sanığın para aldığı hiçbir mağdurun emeklilik işlemleriyle ilgili bir girişiminin olmadığı ve çeşitli bahanelerle aldığı paraları iade etmekten kaçındığı anlaşılmakla; sanığın, benzer yöntemler kullanmak suretiyle baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğinin kabulü ile eylemlerinin 6763 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254 maddeleri gereğince uzlaşma kapsamındaki TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen “basit dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanığın, katılanlar ... ve ...'na yönelik olarak farklı tarihlerdeki eylemler ile değişik zamanlarda haksız menfaat temin ettiği dikkate alınarak, her bir katılana yönelik eylemin ayrı suç olarak değerlendirilmesi yerine 5237 sayılı TCK'nın 43/2. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince mahkumiyet hükmü kurulması,Kanuna aykırı olup, o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/11/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.