15. Ceza Dairesi 2016/709 E. 2017/19084 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

15. Ceza Dairesi 2016/709 E. 2017/19084 K. — Yargıtay Kararı

15. Ceza Dairesi 2016/709 Esas 2017/19084 Karar 28.09.2017
15. Ceza Dairesi 2016/709 E.,  2017/19084 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ... ve ... haklarında katılanın yetkilisi olduğu şirkete gelerek ... İlçesi sınırları içerisinde yer alan mülkiyeti bir kooperatife ait olan taşınmaz üzerinde 23 bloktan ibaret 1242 dairelik inşaat yapımı konusunda, yüklenici firma ile anlaşma sağlanması, sözleşme yapılması, tüm yasal izinlerin alınması konusunda aracılık ve danışmanlık yapan bir çalışma grubunun olduğunu beyan ederek anılan kişilerle inşaatın üstlenilmesi ve gerekli hazırlıkların yapılması konusunda şirket ile görüşmeye başladıkları, projenin danışmanlığını yaptığını belirten ve tüm işleri organize eden sanık ... olup başka firmalarında işin içinde olduğu belirtilerek sözleşmenin hemen imzalanmasının sağlandığı, sözleşmenin düzenlenmesinden sonra şirket yetkililerinin inşaatın yapılacağı alana gittiklerinde söz konusu yerde 40-45.000 adet gecekondunun bulunduğunu gördükleri, sanıkların işin asıl yüklenicisi olarak bildirdikleri ... İnşaat Limited Şirketinin tabela şirketi olduğu, herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı iddia edilen olayda;
A) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanıkların, katılan ile yaptıkları sözleşme sonrası katılanın yaptığı araştırma üzerine sözleşmeyi feshetmek istediği, adı geçen sanıkların da katılanın bu talebini kabul ederek uhdelerinde bulunan çekleri katılana iade ettikleri, bu nedenle dolandırıcılık kastıyla hareket ettiklerine ya da diğer sanık ... ile iştirak iradesi içerisinde olduklarına ilişkin somut bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanıkların beraatine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, sanıkların atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter nitelikte delil elde edilemediğinin mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanıkların ifadelerinin çelişkili olduğuna, sanıklar ile ... İnşaat Limited Şirketi arasındaki bağın araştırılmadığına, tanıkların dinlenmediğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA,
B) Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın ... aracılığıyla katılana ulaşarak ... İlçesi sınırları içerisinde yer alan mülkiyeti bir kooperatife ait olan taşınmaz üzerinde 23 bloktan ibaret 1242 dairelik inşaat yapımı olduğunu, gerekli bütün işlemlerin tamamlandığı, ruhsatın alındığı, kredilerin hazırlandığı, başka firmaların da işe talip olduğu, kendisinin de danışmanlık hizmeti yaptığını söyleyerek diğer sanıklar ile katılanın buluşmasını ve taraflar arasında sözleşme imzalanmasını sağladığı, katılanın imzalanan sözleşmeler kapsamında sanıklara aracılık ve avukatlık hizmetleri için 6 adet çek verdiği, katılanın daha sonra ... ili, ... Belediyesi'nden inşaata konu yerle ilgili ruhsat alınıp alınmadığının sorulması üzerine, ... Belediye Başkanlığı'nın 12/07/2006 tarihli cevabi yazısında bahse konu yerle ilgili verilmiş bir ruhsatın bulunmadığının bildirildiği, bunun üzerine katılanın sözleşmeyi feshederek verdiği çekleri istemesi üzerine sanık ...'un uhdesinde bulunan 333.000 TL ve 334.000 TL bedelli çekleri iade etmeyerek ciro yoluyla devrettiği anlaşılmakla, sanığın en başından beri dolandırıcılık kastıyla hareket edip gerçekte inşaat ruhsatı dahi alınmayan suça konu yerle ilgili bütün işlemlerin tamamlandığı ve başka firmaların da işi yapmak istediğini beyan ederek katılanı ikna etmek suretiyle haksız menfaat temin ettiği gözetilmeden atılı suçtan mahkumiyeti yerine delillerin takdirinde hataya düşerek beraatine hüküm verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın