Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Suç tarihinde katılanın kendisine ait 34 GUZ 38 plakalı aracın anahtarını otopark görevlisi olan sanığa verdiğinin, ancak sanığın şikayetçiden aldığı anahtarı başka bir kişiye verdiğinin ve aracın da bu kişi tarafından çalındığının, sanığın aracı hırsızlayanların eylemine iştirak ettiğine dair bir delil bulunmadığının ancak sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; Sanık kolluktaki beyanında, kendisinin Veliefendi Hipodromu önündeki açık otoparkta araç yıkadığını ve gelen otoların park etmesi konusunda yardımcı olduğunu, olay tarihinde katılanın aracı ile birlikte toplam 3 adet otonun anahtarının kendisine bırakıldığını, otoları yıkamaya başladığını, bir ara bir şahsın gelerek kendisinden otosunun anahtarını istediğini, kendisinin de anahtarı verdiğini, bu şahsın oto sahibi olduğunu düşündüğünü, saat:18.00'e kadar çalıştığını, sonra bir şahsın gelerek kendisinden otosunun anahtarını istediğini böylece bu şahsın otosunun anahtarını yanlışlıkla başka bir şahsa verdiğinin anlaşıldığını beyan etmesi, duruşmadaki sorgusunda da, kolluktaki beyanı ile benzer şekilde beyanda bulunması, açık otoparkta çalıştığı anlaşılan sanığın resmi bir görevinin bulunmaması, anahtarını aldığı kişilerden kimlik almayarak çalışıyor olması, olay gerçekleştikten sonra sanığın kaçmayarak kolluğa giderek ifade vermesi, sanığın çalınan aracının, örgütlü suç kapsamında, dava dışı sanıklar tarafından şasi sahteciliği yapılmış halde hasarlı ele geçirilmesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, katılana ait aracın anahtarını başka bir kişiye veren sanığın güveni kötüye kullanmak kastı ile hareket ettiğine dair mahkumiyete yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşıldığı halde, sanığın beraati yerine yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.