15. Ceza Dairesi 2013/10837 E. 2015/23556 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2013/10837 Esas 2015/23556 Karar 14.04.2015
15. Ceza Dairesi 2013/10837 E., 2015/23556 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanığın, katılanın alt taşeronu olduğu, bu nedenle katılanın sanığa, sanığın yaptığı iş nedeniyle borcu bulunduğu ancak katılanın borcunu ödemediği, bu nedenle sanığın da suça konu sahte senedi düzenleyerek katılan aleyhine icra takibi başlattırdığı ve bu şekilde üzerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın alınan savunmasında, katılan adına katılanın bilgisi dahilinde bir adet senet düzenleyerek,... isimli firmanın sahibi ...’a ... isimli diğer taşeronun yanında verdiğini, sonrasında da katılanın bu senedin bedelini Şaban’a ödeyerek aldığını ve borcu karşılığında kendisine verdiğini beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımında, ... ve ...’ın açık adres ve kimlik bilgilerinin tespiti yapılarak, mahkemece söz konusu olay hakkında beyanlarının alınması ayrıca katılan ile sanık arasındaki taşeronluk ilişkisinin ve katılanın sanığa borcu olup olmadığının tespiti bakımından bilirkişi raporunun alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde yargılamaya devamla mahkumiyet kararı verilmesi, Kabule göre de, İddianame ile talep edilmediği halde, ek savunma hakkı tanınmadan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 159. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine muhalefet edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.