15. Ceza Dairesi 2012/9661 E. 2013/20368 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2012/9661 Esas 2013/20368 Karar 18.12.2013
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/9661 E., 2013/20368 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, hakaret HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 26.04.2005 tarihinde; hakaret suçunun 26.09.2005 tarihinde işlendiği tespit edilerek yapılan incelemede; 1- Katılan sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik olarak yapılan incelemede; Sanığa yüklenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev'i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihi olan 26.04.2005 tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince katılan sanık ... hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 2- Katılan sanık ... hakkında hakaret suçundan verilen beraat kararına yönelik olarak yapılan incelemede; Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatı konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek;mağdurun
Onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır. Somut olayda, katılan sanık ...'in, katılan sanık ... ile katılan ...'ın avukat olarak çalıştıkları büroda stajyer avukat olarak çalıştığı, 26.04.2005 tarihinde vekilliklerini ... ve ...'ın yaptığı katılan sanık ...'inbabaannesine ait Anamur Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/448 esas sayılı dava dosyasını incelemek maksadıyla aldığı ve avukatlık bürosuna bir daha getirmediği, bu konuda avukat ...'ın, Avukat ...'e dosyası getirmesi konusunda noter tarafından ihtarname çektiği, katılan sanık ... tarafından dosyanın ihtara rağmen büroya götürülmediği, katılan sanık ...'ın, 26.09.2005 tarihinde Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı'na bu konu ile ilgili şikayet dilekçesi verdiği, şikayet dilekçesinde katılan sanık ...'in, Mersin Baro Başkanı ile arasında özel hissi ve duygusal ilişkisinin olduğunu, bunun çevrede ruhsat almasını sağladığı şeklinde açıklandığını, resmen hırsızlık yaptığının baroya sözlü ve yazılı olarak bildirildiğini, çevrenin, hırsızlık yapan kişiye nasıl ruhsat verildiğine şaştığını belirttiği, yine 26.10.2005 tarihinde Cumhuriyet savcılığında alınan ifadesinde katılan sanık ...'nun, avukatlık bürolarında staj yaptığı dönemde avukatlık bürosunun önünden geçen bazı erkeklere "kocacığım geçiyor" şeklinde beyanda bulunduğunu açıkladığı, katılan sanık ...'in söz konusu açıklamalarının, katılan sanık ...'ya atılı emniyeti
suistimal suçuyla ilgisinin olmadığı, tahkir kastı içerdiği, TCK'nın 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamını aştığı ve kasten hakaret suçunu oluşturduğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.